Matrix Film Serisi

Oyuncular; Keanu Reeves, Laurence Fishburne, Carrie-Anne Moss
Yönetmen; Lana Wachowski, Lilly Wachowski
Tür: Aksiyon, Bilim Kurgu, Gizem


Konusu; Film, ileri bir gelecekte makinelerin insan ırkına üstün gelmesi sonrasında tüm insan ırkının enerjilerini kullanmak için bir sistemle insanları ölüm ile yaşam arasında sibernetik ve dijital gerçekliği olan Matrix isminde bir Dünya simülasyon gerçekliğinde yaşatmaları ile bu düzeneği fark eden ve isyan çıkarıp makinelere karşı bir direniş gösteren insanların yaşadığı mücadele konu alınmaktadır.

Bu film hakkında aslında söylenecek çok fazla söz var.

Hayatın bu tarafında benim gözümden görülenler bakımından Matrix film serileri benim için umudu, yalnız olmadığımı, filmi yapanların kendilerinin bile haberlerinin olmaması çok mümkün, hakikatin bir şekilde bizimle iletişime geçmeye çalıştığı bilgisini fark ediyorum ve çok mutlu oluyorum. Sanatın duygu ve düşünceleri en iyi aktarma yolu olduğunu söylemiştik ve filmlerde yaşananların gerçekten olup olmadığından nasıl emin olabilirsiniz. Mesela bu Matrix filminde yaşananlar gerçeklerle ilgili olarak bir hikayeyi canlandırıyorsa o zaman ne yapardınız? Hayatınızı kontrol ettiğinizde, ev, iş, yemek, uyku, kalk, yine aynı şeylerle geçen bir döngünün içinde kalmış olan sen için ve aklını ve düşüncelerini bu döngüde hayatta kalabilmeye adamışken, senin içindeki iyiliği bilen, fark eden, gören hakikat seni sanatla aydınlatmasında ne yapsın? Söyler misin?

Matrix filminin benimle ilgili olan hikayesinden bahsederek aslında nasıl bir ortamda yaşadığımızı tekrar hatırlatmak istiyorum. Ben 19 yaşındayken çıkmıştı Matrix filmi ve herkesin dilindeydi, ben ergenlik dertleri, bilgilerle henüz ilgili değilim ancak izlediğim filmleride anlayabilecek zihinsel kapasitedeydim, işte ben Matrix filmlerini bir çok kez izlemiş olmama rağmen çok uzun zaman boyunca hiç anlayamadım... Bu filmde neler oluyor şeklinde filmi izlemeye başladığımda konuya olamayan konsantrasyonum yüzünden filmin genel ana konusunu hiç anlayamadım ve bunu yapanlarda tesirlerdi, obsedör tesirler kendilerine zarar verecek olan bilgileri çok iyi bilirler ve bu filmi anladığım zaman, beni aydınlatması gerçeği karşısında filme asla konsantre olamadım, arkasındaki gerçeğide bilmediğim için üzerine düşmedim, taa kii son bir kaç seneye kadar...

Tamamen anladığımda, anladıklarım karşısında şaşırmam ayrıydı, bu zamana kadar bunu nasıl anlayamadığıma kızmam ayrıydı... Bu dünya yaşam alanı sistemi tamamen olumsuzluklarla ilgili değil, iyilikte burada bizim için çalışmaktadır ve zaten şu zamanda galip geldiğini bile söylüyoruz. Ancak öncesindeki algılarımızdaki, anlayışlarımızdaki, önemsemeden yaşamalarımızdaki, bir döngünün içinde yaşama telaşı içinde olmalarımızdaki sebepler aslında bizim isteklerimiz ve kararlarımız değil, bize şartlandırılmış şekilde uygulatılan yaptırımlardı. Matrix filmi baştan sona felsefi anlamlarla dolu, gerçekliği sorgulamanızı sağlayan anekdotları olan, aynı zamanda obsedörlerin amacı olan ruhların enerjilerini kullanma gerçeği ile ilgili de bir çok konusu ve sahnesi bulunan, en değerli sinemalarımızdan biridir... Matrix'in şuan bulunduğumuz yanılgı dünya yaşam alanı sistemini kast ettiği bir şekilde konuyu görebiliyor ve anlayabiliyorum kesinlikle...

Bunlar okuyanlar için kolay gelmeyecektir ancak yaşayanlar için bilinen gerçeklerdir. Hiç düşünebiliyor musunuz? Sonsuz evren modeli... Ve evrende yalnızız... Ve bizler Dünya gibi bir gezegenden de çıkamayacak kadar aciziz... Ve enerjimiz, zevklerimiz, hayallerimiz, bilgilerimiz bir çokta varlıksal olarak imkanlarımız var... Ve bu sonsuzluk içinde, böyle bir yerde aciz bırakılarak hapsedilmişken ve birde genellikle herkes yaşama derdinde, geçim derdine düşmüşken, bizleri rahat bıraksınlar, kendi halimize, özgür, varlıksal enerjilerimizle hiç ilgili olmasınlar... Sen hayvan eti yiyorsun mesela... Onun da eti var senin için onu yemek normal olmuş... Hani düşünmüyorsun ezelden bu yana böyleydi diye... Doğru mu bu diye bir çok şey gibi ve yaşam alanı sistemi tamamen hayvancılıkla beslenmeyi bir yaşam durumu olarak yapılandırmış durumda... Birileri de seni yemek istese başka bir ırktan yaratıklar, onlarda emin ol senin hayvanları yediğin gibi hiç düşünmezler, kendi kendine oluşumların eseri olan sonsuz yaratılış içinde, sende onlar için bir yaşam durumu olarak yapılandırılmış şekilde oluyorsun, bize acımasız, canice ve akıl dışı gelen şeyler onlar için o kadar normal ki... Sen aman tavuk yiyorum diyosun... Onlarda yanındakine aman insan enerjisi kullanıyorum gibi sıradan bir şekilde konuşabilirler bunları... Böyle bir yaratık sürüsü obsedörler... Yok olma hali yaşayan ve bizim gibi varlıkların enerjilerini besin olarak kullanmaya muhtaç yaratıklar... Yoksa bu yaşam alanı sisteminde Matrix filminde de belirttiği gibi hiç bir şey gerçek değil senden başka, bizden başka ve yediğinde tavukta değil zaten, bir canlıyı O'nun kendine ait bir hayatı varken yok ederek beslenmek derdinde olanlar anlatmak istediğim.

İnsanoğlunu kandırdıkları en büyük konuda, kendisini evrenin en ileri seviyede ve güçlü varlığı sanması, kendisinden başka akıllının olmamasını düşünmesi, en ileri evrimsel seviyede başı çektiğini sanmasıdır ve işte bu yüzden seni kimselerin yiyemeyeceğini düşünüyorsun... Kast ettiğim etin değil, onunla kimse ilgilenmiyor... Varlıksal, duyusal enerjilerin senin hazinen... Seni bilgiler ve anlayışlarla o kadar tek, güvende, kalabalık içindeki yaşamda herkes ne yapıyorsa bende yaparım birşey olmaz gibi saçma yanılgılara inandırdılar ki, bu yüzden kendinden eminsin, içinden çıkamadığın bir gezegendesin diyelim, doğmadan önceni hatırlamıyorsun, öldükten sonra ne olacağını bilmiyorsun, bu sonsuz evren modeli içindeki amacına dair hiç bir fikrin yok, neden varsın cevabını vermek değil, sorusu bile aklına gelmiyor ve çok rahatsın, ve çok güvende, sorunsuz... Mantıken bir kere hatalı bir cümle oldu.. Bu rahatlığı sağlayanlar işte, obsedör tesirler, yanlış düşünsel alanlardır.. Yoksa kesinlikle rahat olamayız, bir sokakta kaybolsan neredeyim ben diye düşünmekten kendini alamazsın, işte şu anda aynı durumdayız, bu evren, bu sonsuzluk içinde kayıbız ve nerede olduğunu hiç düşünmüyorsun, ilgilenmiyorsun... Bu örnekler arasındaki bağlantıyı kurabilirsen kendini bil erdemine ihtiyacın olduğunu anlayabilirsin.

Bu söylediklerimi uzun zaman önce bende yaşıyordum, size göre ben haklı bile olmayabilirim, peki sevgi konusunda ne düşüyorsunuz?

Tamam yaşam alanı sistemine inanıp inanmamanız şöyle dursun, zaten inanmanızı sağlayamam, sizi ilgilendirir, sevgi ile ilgili fikirleriniz nelerdir? Sevginin tanımını o kadar yıl boyunca ilk kez böyle duydun, sevgi sence önceki bildiğin mi? Yoksa şimdi öğrendiğin mi? Şimdi ki ise... Bu kadar zamandır bunu nasıl bilemedin sen ve dünya ve insanlık... Ortada bir gizli düzenbazlıklar var gibi değil mi? Birşeyler bile bile saklanıyor gibi... İşte bu soruları burada bırakmayıp devam ederek sürekli aynı konu üzerine yoğunlaşarak aydınlanabilirsin ve felsefi düşünmeye başlarsın...

Sevgi nedir tık.

Matrix'e gelecek olursak, filmde Neo isimli bir bilgisayar programcısı artık kendi kendine hayatın anlamsızlığını hissetmeye başlamıştır ancak adını koyamamaktadır, ne olduğunu anlayamamaktadır ve o düzenin içindeki döngüde yaşam mücadelesi vermektedir. İşte Matrix'ten daha önce çıkmış olanlarda Matrix'i yok etmek için çok uzun zamandır aradıkları seçilmiş kişi olan Neo'yu aramaktadırlar ve bu konuda azınlık bir şekilde kalmış olan Matrix dışındaki insanlar Neo'ya ulaşırlar, O'nu aydınlatırlar, O'nu Matrix'in içinden çıkarırlar. Neo, gördükleri karşısında baygınlıklar geçirmiştir.

Kendisini bir makineye bağlanmış şekilde ve yüz binlerce insanında diğer tarafa, yani insan bedeni ile görünmeyen tarafta bu şekilde bulunduğuna şahit olur. Kendi yaşadığı dünyanın bir sistem olduğunu ve gerçek dünyanın ise cehennem gibi olduğunu ve makinelerin insanların enerjilerini kullanmak için onları Matrix'e kapattığını ve onları sonunda öldürmek istediğini öğrenir. Ve Matrix'in içinde bir çok makinelerle ilgili olan programlar, bilgiler ve uygulamalar, Neo ve arkadaşlarının Matrix'i yok etmeye çalışmasına engel olmaya başlarlar ve film işte, bu konu çevresinde dönerek bir çok felsefi ve bilgilendirici anekdotları ile izlediğinin farkında olabilen, dönen sahnede ne anlatılmak istendiğini anlayabilenler için oldukça faydalı ve kıymetli bir yapıt olarak arşivlerimizde bulunmaktadır. Yeniden yeniden izleyin, filmdeki aksiyona takılmadan, bilgileri anlamaya çalışın. Filmi yapanların içerisindeki gerçeklerle bağlantısını bilemiyorum ve hepsine çok çok teşekkür ediyorum, değerli emekleri için...

Sevgiler.

Filmden alıntılar.

Dokunamadığın, tadamadığın yada koklayamadığın bir hapishanedesin... Beyninin içi bir hapishane... 
( Matrix 1 )

Matrix, insanoğlunu kontrol altında tutmak için vardır ve insanoğlunu bir tek şeye dönüştürür, işte buna ( Pil )... 
( Matrix 1 ) 

Aklını özgürleştirmeye çalışıyorum. Ama ben sadece kapıyı gösterebilirim, kapıdan girmesi gereken sensin... 
( Matrix 1 )

Biliyor musun, bu bifteğin gerçek olmadığını biliyorum, bu bifteği ağzıma attığımda Matrix bana lezzetli ve sulu olduğunu söyleyecek... 
( Matrix 1 )

Yolu bilmek ve o yolda ilerlemek çok farklı şeyler...
 ( Matrix 1 )

Şunu ikimizde çok iyi biliyoruz ki amaç olmazsa bizde var olmayız... Amaç bizi çekiyor, yol gösteriyor, harekete geçiriyor, amaç hareketlerimizi tanımlıyor.. 
( Matrix 2 )

Gerçek olan nedir? Gerçeği nasıl tanımlarsın? Eğer hissedebildiklerinden, kokusunu alabildiklerinden, tadıp görebildiklerinden bahsediyorsan onlar beynin tarafından yorumlanan sinyallerdir. İşte senin bildiğin dünya bu! 
( Matrix 1)

İnsan tepkileri içinde en belirgin olanı gerçeği ( hakikati) reddetmektir... ( Matrix 2 )