Sevgi Nedir?

Sevgi Erdemsel yada Duyusal Özelliği, En Güçlü ve Özellikli Erdemsel Özellik, Sevgi Nedir ? Sevgi Nasıl Oluşur ? 
Sevginin Her şeye Yeten Gücü

Sevgi, insani yani varlıksal erdemlerin bütününden oluşan güçtür. 

Bir varlığı sevdiğin zaman O'na adil, O'na merhametli, O'na saygılı, O'na fedakarca, O'na dürüst olur, O'na kibar ve nazik davranırsın, O'nu mutlu etmek için bir çok yol ararsın, bu demektir ki sevdiğin zaman bütün insani erdemleri sevdiğin varlıkta yaşatmayı arzulamakta ve istemektesin.... ve uygulayabildiğin kadar sevgini yaşatabilirsin... 

Bu sonuçla sevgi, insani erdemleri sevdiğin varlıkta yaşatabilme yeteneği, gücü, özelliğidir. Ne kadar çok insani erdemleri O varlıkta, o canlıda, o yerde yaşatabilmeyi başarabiliyorsan o kadar çok sevgin var demektir... Sevmeyi o kadar başarabiliyorsun demektir. Bir varlık kendisinde insani erdemleri ne kadar çok ölçüde yaşatıyorsa, ( bunları yaşatmanın doğal bir sonucu olarak olumsuz eylemleri de uygulamamak söz konusu olur )  olumsuz eylemleri de ne kadar çok ölçüde hayatında uygulamıyorsa o kadar sevgi doludur diyebiliriz. 

Örnekle; Merhamet, adalet, fedakarlık, farkındalık, yardımlaşma, empati, alçak gönüllülük, aşk, cesaret, çalışmak, cömertlik, dürüstlük, dostluk, eşitlik, felsefe, gelişim, öz güven, güzellik, inanç, huzur, kendi olmak, nezaket, mücadele, samimiyet, iyi niyet, özgürlük, irade, sabır, sadakat, sağduyu, sanat, temizlik, üretkenlik, barış, zeka ve benzeri şekilde varlıkları geliştiren, onların hayatına olumlu etkileri olan bu erdemleri uygulayabildiğin kadar sevgi dolu bir varlıksın diyebiliriz. Bunların dışında da bir çok erdem vardır ve liste arttırılabilir. Sevgi, bu erdemleri uygulayan varlıkların kendisinde hissettiği, çevresine yansıttığı ortak gücün ismidir. Bu sebeple herkesin sevgisi birbirinden farklıdır. Bunların samimi bir şekilde uygulanması sonucunda gerçek anlamda sevgi varlığı olunur. Sevgi ortaya çıkar. Her erdem içeriğinde varlıkların kendilerinde yaşatırken hissedebileceği özel enerjileri barındırmaktadır ve hayatı yaşanılır kılanda bu hislerle var olmaktır. Var olmak ancak bu erdemleri uygularken anlamlaşır, varlığın bir anlamı olduğu anlaşılır.

Diğer yandan sevgiyi yok eden özelliklerde olan olumsuz eylemlerde vardır. Bunlarda örnekle; Aç Gözlülük, Küçük Düşürmek, Aldatmak, Bağımlılık, Bağnazlık, Bencillik, Dedikodu, Düşmanlık, Hırsızlık, İntikam, Kaba ve Kırıcı Davranmak, Kaos, Kapris, Karamsarlık, Kibir, Kin, Kıskançlık, Kompleks, Korku, Küfür, Küsmek, Nefret, Sabırsızlık, Taciz, Tecavüz, Savaş, Saplantı, Saygısızlık, Sinsilik, Şehvet, Sadizm, Tembellik ve benzeri şekilde olumsuz eylemlerde tamamen sevgiye ters olarak varlıkları geriye götürücü özellikleri ile bulunurlar. Bu liste aynı doğrultuda olmak üzere arttırabilir. Bu olumsuz eylemleri yaşatan varlıklar, kendilerinde yaşatmaya çalıştıkları erdemlere de zarar verirler ve sevgiye dair varlıksal oluşumları gerçek anlamlarını yaşatamaz. Bu ve benzeri olumsuz eylemleri varlıklar kendilerinde yasaklayarak yapmamaya, erdemleri de uygulamaya çalışmalıdırlar. Sevgi tam olarak olumsuz eylemleri uygulamayan, olumlu erdemleri de uygulayan varlıklarda görülen davranış biçimi, güç, anlayış, bilgi ve tecrübeler bütünlüğüdür. Bu olumsuz eylemleri hayatında uygulayanların sevgiden bahsetmesi çok inandırıcı olmamakla birlikte, yasakları uygulamadığı ve erdemleri uyguladığı kadar da sevebilme yeteneğine sahiptir de diyebiliriz ve bu durum sözlerle sevdiğini söylemek eyleminden uzaktır. Ancak gerçek ve samimi uygulamalarla yaşanabilir ve anlaşılabilir özelliklerdedir sevgi...

Şu felsefi mantık bilgisi sevginin anlamını size ispatlamaktadır.
Bir varlığı sevdiğin zaman O'na adil, O'na merhametli, O'na saygılı, O'na fedakarca, O'na dürüst olur, O'na kibar ve nazik davranırsın, O'nu mutlu etmek için bir çok yol ararsın, bu demektir ki sevdiğin zaman bütün insani erdemleri sevdiğin varlıkta yaşatmayı arzulamakta ve istemektesin, aynı şekilde olumsuz eylemleri de sevdiğin varlıkta yaşatmamakla ilgilisin... Sevdiğin zaman böyle davranmaz mısın? O zaman sevginin tanımı bu olur...

Gerçek ve içeriğinde bir çok erdemsel özelliğin hazır olduğu annelik görevini bu konuda örnek vererek, onların çocuklarına karşı hissettikleri şeyin bu tanımda bahsedilen sevgiyi ifade ettiğini söyleyebiliriz ve işte gerçek sevgi, Dünya'da en çok annelerin çocuklarına karşı yaşattığına benzer diyebiliriz. ( İstisnalar hariç )  Hiç bir gerçek anne çocuğunun yukarıda bahsedilen olumsuz eylemlerle ilgili olmasını istemez ve bu şekilde bir yaklaşımda bulunmaz, bu annelik yapısına, sevgisine terstir ve hepsi, erdemler listesinde belirtilenler gibi çocuklarına davranırlar, bu erdemleri çocukları ile olan ilişkilerinde yaşatırlar ve gerçek sevgi ortaya çıkar. İşte bu demektir ki, sevgi, tüm bu erdemleri uygulayabilmek dahilinde olumsuz eylemleri de uygulamamakla ilgilidir. Gerçek sevgi ancak bu şekilde yaşatılarak ortaya çıkarılır. Anne olmadan, anneler gibi sevebilmeyi bu şekilde öğrenebilirsiniz...

Sevginin Gücü ve Her şeyi Kendisi Gibi Yapılandırması Doğal Süreci

Bu iki listedeki erdemsel bilgilerin toplamından oluşan yeni ve tek erdemin ismidir sevgi. Bu olumsuzlukların uygulanmaması için onların yasaklanması bilgileri de oldukça değerli erdemler olarak yapılandırılmıştır ve diğer erdemlerde kendi yapılarınca sevginin içeriğinde anlamlarını yaşatır ve bu toplam güç, sevginin gücü olur. Kimilerinde uygulayabildikleri kadar ortaya çıkar. Ne kadar çok uygulama hali içinde olursan sevgin o denli güçlü olur. Ve ortaya öyle bir güç çıkmaktadır ki, çevresindeki her şey O'nun istediği şeyi yapmak için bir şekle ve tavır içine girer ancak O çevresinden hiç bir şey yapmasını istemez. 

Bu kadar etkili olarak varlıkların, alanların, her şeyin yapısının kendi isteği üzerine kendisinin isteklerini yapmasını sağlayan, gerekirse üstün koruma özellikleri katan ancak ne bir istekte bulunma gibi gereksinimleri olan nede korunmaya gerek olacak şekilde tehlikelerin O'na yaklaşmasının mümkün olduğu bir alanda bulunabilmesi fırsatını bulunduran güçtür sevgi. Kendi içinden çıkan bu sevgi gücü O'nu her yerde içeriğindeki bilgilerin anlamlarına göre bir yapılanmayı filtre etmesi özellikleri ile zaten korur ve enerjetik güç, bilgisinin verildiği alanlara kadar ulaşabilme özellikleri ile kendisi ile temas eden bütün alanlar, bu gücün kendisi ile temas etmesini isterler, kesinlikle önünde kapalı kapılar olmaz, her haliyle iyiliklerin en iyisi, zararsızlığın en zararsız olanı olarak kendisini yaşatır ve bu gücü algılayan her şey kendisiyle olması için özellikle istek duyar... 

Bu güç işte yaratılış içindeki en büyük güçtür ve bilinen en şiddetli ve sarsıcı bombaların bile geri gitmesine neden olabilecek kadar oluşumun yapısına nüfuz eder. Yaratılışın sevgi sayesinde var olma erdemini uygulamada tutabilmesi konusu doğrudur. Sevgi olmasaydı, her şey anlamsız olurdu, yok olurdu...

İşte bu güç, sevgiyi tanıyan ve içeriğini kendince yapılandıran herkeste uyguladığı erdemler ve bilgiler bazında farklı olmaktadır. Yaşam alanı sistemi olan dünyamızda artık sevginin gerçek mahiyeti ve anlamı ortaya çıkmıştır ve artık sevginin içeriğine göre bir yapılanmanın olmasının önünde hiç bir şey, hiç kimse duramaz. Sevginin içeriğinde neler varsa onlar yaşanacaktır. Ne mutlu....

Ve bu erdemsel özellik şeklinde bilgiler bütünlüğünü oluşturan sevgi, bunu kendilerinde yaşatmayı başarmış ve amaçlamış varlıklarda belirli bir bilgiler bütünlüğünden sonra duyu olarak yapılanmaya başlar ve artık varlığın kendisi sevgi varlığı olmak adına ilk adımlarını atmış olur. Ve bu güç varlığın kendisinden çıkarak çevresine yayılır ve bu konuda merkez sevgi kaynağı varlığın kendisi olur.