MELANKOLİ, DUYGUSAL SAPLANTILAR YASAKTIR

MELANKOLİ, DUYGUSAL SAPLANTILAR YASAKTIR

Melankoli, duygulardan elde ettiği bilgilerin etkisinde kalarak ve bunları bir saplantı haline getirerek, akıl ve mantık özelliklerinden yoksun bir şekilde yaşama halidir. Duygular, kendi başlarına akıl ve mantık iş birliği olmadan, iradenin kontrolü olmadan ve diğer duyularla iş birliği içinde olmadan kullanıldığı zaman melankolik haller, duygusal saplantılar olmaya başlar. Mesela heyecanların ona yapacağı işte yön vermesi melankolik bir karar verme durumudur. Ben çok heyecanlanırım yapamam şeklindeki açıklama o oluşumu yanlışa sürükleyen bir kararın açıklamasıdır. Ben çok heyecanlanıyorum ve bunun bir sorun olduğu açık, oysaki bu konudaki heyecan aşılmalı ve ben onu yapmalıyım şeklindeki bir karar melankoliklikten uzaktır. Duygular kesinlikle akıl ve mantık iş birliği içindeyken oldukça anlamlı ve güzeldir. Akıl ve mantık da duygular olmadan oldukça zarar verici olur. Toplumu yönetme kararında olan ancak toplumunu sevmeyi akıl edememiş bir yönetici gibi. Melankoliklik duyguların bu şekilde başı boş bir halde vili etkisi altına alması durumuna denir ve belirli bir süre sonra artık bunlar saplantı olarak yaşanır. O duygusal durum onun için saplantılı bir hal alır. Rahatsız edici ne varsa, yada olmaması gereken kesinlikle bu kabul edilmemelidir. Çözüm ne ise bulunmalı ve rahatsızlık yok edilmelidir. Böyle melankolik haller, yaşam halinde villerin çocukluk zamanlarında kendilerini tanıma aşamasında görülebilir ancak bunlar geçicidir ve doğruyu anlayana kadardır ve çocukluğun melankoliklik durumlarıdır. Ancak bu, Vil Solivyes için bir an bile söz konusu olamaz. Belki özel zamanda kendi kendine makara yaparken ve hiç bir şeye etkisi yokken ve bu durumun farkındayken. Bunun dışında melankolik haller yaşam halinin yönetimi, düzeni, işleyişi ile ilgili kesinlikle yönlendirici bir şekilde kullanılamaz. Mesela, o manzarada yaşadığım bir anının hatıraları var oraya gitmek istemiyorum, melankolik bir yaklaşımdır, tabi bu örnekler yaşam hali içinde geçerlidir. Oysaki yaşam hali içindeki hiç bir alan sebep ne olursa olsun kendisine gidilmeyecek şekilde bir durumun söz konusu edilmeyeceği özelliktedir ve kendi melankolik durumu yüzünden o manzaraya gittiğinde yaşayacağı bir çok şeyden mahrum kalacak. Oysaki o hatıranın kendi düşüncelerinde, anılarında manzaranın sadece bir anımsatma olduğunu ve düşüncelerinde bu işi halletmediği zaman bir çok manzarayı sebep olarak göstereceği gerçeği bu durumun melankolik bir karar olduğunu ispatlar. Bu gibi örneklerle melankolik iyice açıklanmıştır ve yaşam halinde kullanılması yasaklanmıştır. Sonrasındaki evresi duygusal saplantılar ve melankolik yasağı bu güzel çalışması ile vissa içindeki yerini alır ve duyu olarak çalışır.