Distopya, Distopiklik Yasaktır
Distopik Nedir?

Distopya, bir toplumun baskı kullanılarak yönetilmesidir ve bu yönetim şekli yönetenin istediği şekildedir. Bu gibi yönetimlerin olduğu alanlara verilen isimdir Distopya ve Distopiklik bu şekilde yönetilme durumudur. Baskılar, zorlamalar, istenmeyen yaptırımların uygulatılması şeklidir. Bir toplumda eğer bir şeyler istenmiyorsa bunların nedeni araştırılır ve gereken açıklamalar yapılır, neden istenmeli, neden istenmemeli, yararı zararı şeklinde raporlar açıklanır, sunulur, gösterilir ve toplum aydınlatılır. Ancak distopya da böyle bir durum söz konusu olmadan yönetim istediğini yapar ve bunu baskılar uygulayarak, açıklamalar olmadan yapar. Bu şekilde bir uygulama kesinlikle bütün zihinlerin kendilerinde yasaklamaları gerekmektedir.

Distopya, distopiklik yöneticilerin, yönetimin, idare mekanizmalarının bulunduğu toplumlarda, yaşam alanlarında bu yönetim şeklinin baskıcı ve zoraki, toplumu ve yönetilen alanları düşünmeden ve umursamadan kendi istekleri neticesinde yönetime yön verme, yönlendirme ve bu şekilde yönetimin içinde bir çok olumsuz eylemleri yaşatma halidir. Distopik filmler bu olumsuz eylemin ne anlattığını çok iyi bir şekilde açıklar özelliklerdedir. Yönetim tamamen kendi çıkarlarını düşünen ve yönettiği alanın, kişilerin, yani insanların sahibi olması gibi bir yanlışın içindedir distopyalarda ve o alanlarda, toplumlarda, ilgili yerlerde huzurdan, mutluluktan, eşitlik ve diğer sevgiye dair erdemlerden bahsetmek çok zor şartlarda söz konusu olur ve yaşadığımız toplumun, yaşam alanı sisteminin bu gibi bir idare sistemi ile yönetilmemesi için her zaman tetikte olmalıyız.

Nitekim politika ve siyaset yazımızda da belirttiğim gibi siyasileri ve yönetimle ilgilenen varlıkları obsedör oluşumlar özellikle rahatsız etmektedirler, onlara daha çok etkilerde bulunmaktadırlar ve istekleride distopik bir toplum, arınma gecesi filmlerindeki örneklerin yaşandığı bir toplum, yada aklımıza gelmeyecek bir çok çirkinliğin yaşandığı toplumdur ve bunun için öncelikle demokrasi ile yönetilen, cumhuriyeti benimsemiş toplumların bu siyasi ve politik düzenini bozmak zorundadırlar.

Bu demokrasi, hukuk, siyaset, özgürlük ve daha bir çok erdem, bulunduğumuz yaşam alanında yaşanmaktadır ve işte distopik toplumlarda bunlardan eser kalmaz ve bize kalan gideceğimiz zamana kadar bunları korumaktır. Gerçi artık bu saatten sonra karanlık bir dönem yoktur, her geçen gün aydınlıktır ve sorunlar her geçen gün bitmektedir. Bu tehlikeler çok eskidendi, onunda bazı sebeplerle olabilmesi söz konusuydu, nitekim olmadı ve asla olmayacakta, iyilik, sevgi, demokrasi bizim yaşadığımız yaşam alanında temel dayanak olarak benimsenmiş durumda ve bu değerleri koruyan çok alan, varlık ve bilgi var..

Yani böyle bir sorun olacağını kesinlikle düşünmüyor, ihtimal bile vermiyorum, ancak biz yinede gideceğimiz zamana kadar dikkatli olmalı, eşitlikten, demokrasiden, cumhuriyetten, adaletten, siyaset ve politikayla yönetilen toplumsal düzenden vazgeçmeden, en iyi şekilde işlemesi için onları korumaya devam etmeliyiz ve zaten erdem olan bu kavramları yaşatmalıyız.

Yöneticiler sorumluluğu en fazla olan ve aslında üçgenin en altında olması gereken ve iyilik ve doğruluktan, sevgiden kesinlikle sapmaması şeklinde bir iradeyle kendisini yapılandırması ile en verimli şekilde sonuçlarını görebileceğimiz varlıksal oluşumlar, görevliler, kendi bulundukları yerdeki sorumlulardır. Her hangi bir şekilde üstünlük, ilerilik, değerlilik onlara bu yaptıkları işler nedeniyle verilemez. En değerli şeklinde bir tabir olmadan ancak en çok ilgilenilmesi gereken ve dikkatin sürekli onlarda olması gerekliliği en yardıma muhtaç olanlardır, en bilgisizlerdir, en kimsesizlerdir, en çaresizler ve toplumun alt bilgi ve tecrübe seviyesinde olanlardır. Istıraplar ve acılar içinde olanlardır. İşte yöneticiler ve siyasiler ve bilgi ve tecrübesi ile bir çok imkan içinde olanlar bu şekilde bir anlayışla bulundukları yerlerin sadece bu gibi ihtiyaçların halledilmesi, sorunların çözülmesi, toplumsal refahın sağlanması için bulunduğunu ve bunun dışındaki amaçlar için uygun bir yer olmadığını bilerek bu işle meşgul olmalıdırlar...

Bir çok varlığın güvenerek ve destekleyerek yönetime uygun gördüğü alanlar, organizasyonlar, kişiler kendisine duyulan bu güven ve edinilen desteklerin, hep çarelerin bulunması, sorunların ve olumsuzlukların bitirilebilmesi için olduğunu bilmelidir, çevresinde bu kadar duyarsız bir kitle olamaz ve iyilikle ilgili beklentileri olanlar olmadan o konuma gelinemez de... Çünkü siyaset ve politika bir erdemdir, demokrasi, cumhuriyet bunlar toplumsal düzenler için erdemsel özelliklerde kavramlardır ve bu konuma gelenlerle de bir bütün şeklinde yaşadığımız alanı her zaman iyilikle ve sevgiyle ilgili olacak şekilde yapılandırmaya devam etmeliyiz...

Kurtuluş sevgidedir...

Bu yazılanların ne anlama geldiğini bilen bir toplumsal düzende olduğumuz için mutluluk duyuyorum. Bu konuda benden çok çok daha iyi yazılar yazabilen yazarlarla dolu yaşam alanımız ve toplumda bu konuda yeterince aydın...

Yönetmek konusu aslında büyük bir sorumluluktur ve bunu yüzde yüz başaramayacağını bilmeden bu yola girilmemeli... Bir çok varlık ve alanın geleceği gibi durumlar söz konusu ve yüzde 95'de olmamalı, yüzde yüzde eminseniz başaracağınızdan, buyrunuz... Siz içinizde bu şekilde bir tamamlığı görebiliyorsanız, hangi parti yada kişi olursa olsun, gönülden destekliyorum ve başarı ve sevgi diliyorum... Bütün siyasi ve politikleri böyle erdemsel bir kavramın içinde bir bütün olarak görüyorum ve bu erdemsel özelliğin yaşatılması ile ilgili hepsine yeniden iyi varlar demek istiyorum...

Son olarak distopiklik gibi bir tehlikenin olmadığı yaşam alanımızda bu kavram bilgilerimizce, sevgide, vissada tamamen yasaklanmıştır ve bu yasak bilgisi ile her an bu gibi sorunların farkında olarak asla olmaması gibi bir anlayışa kavuşabiliriz ve bu oldukça önemli yasak bilgisi varlıksal alanlar içinde gereken şekilde çalışır.
Ne güzel, değil mi?
Sevgiler.