Korku, Korkutmak, Korkulara Sebep Olmak Kesinlikle Yasaktır

Korku hakkında bir olayla ilgili bilgisizlik yüzünden yüksek ve olumsuz heyecanların yaşatılmasının davranışlara yansımasını sağlayan ve sebepleri neticesinde olumsuzluk içeren duygular ve düşünceler bütünüdür şeklinde genel bir tanım yapabiliriz. Bu durumda, diğer bütün olumsuz eylemler gibi obsedör kaynaklı bir kavramdır ve yaşamlarımıza empoze edilerek üzerimizdeki amaçlarını uygulamak konusunda onlara en çok yardımcı olacak kötü ve uydurulmuş, aslı olmayan bir durumdur. Korkutulmanın arkasında yatan gerçek, korku şeklinde sende alıştırdıkları panik, endişe, negatif heyecanlar ve kararsızlık gibi duygu ve düşünceleri bir anda yaşatarak iradeye baskın gelmek ve bu yolla sana istediği şeyi çok daha kolay yapabilmek şeklindedir. Seni korkutmak isteyenin mutlaka arkasında başka bir amacı vardır ve bu durum bir ön hazırlıktır ve demek ki bu ön hazırlığa ihtiyacı vardır ve sen buna izin vermediğin sürece korku eylemini sende yaşatamaz, etkisi varmış gibi bir yanılgı içine seni sokamaz. Dolayısı ile amacına ulaşamaz.

Korkunç diye tabir edilen bütün görüntülerden başlayalım ilk olarak... bu canavarımsı, vahşi, saldırgan görünümlü olanlardan ortaya çıkan izlenimler bir kere kesinlikle komiktir ve bunu görerek bir kere bu şekilde sadece görmek yoluyla size bulaşan korkulardan kurtulun... Bunun dışında daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi canınızı, yaşamınızı, bedensel alanlarınızı, sağlınızı korumak için geri çekilmeleriniz, kendinizi güvene almak için tehlikeden uzaklaşmanız, korkmak yüzünden değil, aksine zekanızın bir göstergesi olarak sizi yönlendiren bir durumdur ve kesinlikle size zarar geleceğini bile bile, ( yani bu durum mesela bir annenin zor durumda olan çocuğunu kurtarması için kendisine zarar gelmesini önemsememesi gibi olayların dışındadır, bu gibi istisnai durumlarda ilgili alanlar durumun önemine göre davranırlar ve zaten böyle durumlarda gelecek olan zararı göremez hale gelir o alan, kişi, anne...) tehlikeye atılmamalısınız, bu aptalca bir davranış olarak kendinize zarar vermekten başka bir sonucu ortaya çıkarmaz.

Bu sebeple, bu gibi olaylar yaşandığında uzaklaşın, bu kesinlikle korkmak değildir, kendini, varlıksal oluşumlarını düşünmek ve onların rahat bir şekilde var olması için özen göstermektir. Bu ayrımdan sonra size korkunç gibi gelen şeylerin neler olduğunu düşünün. Bu şeylerin hepsinin bu şekilde size korkunç görünmesinin nedeni onu yok edecek olan cesaret ve açıklama getiren bilgilere sahip olmamanızla ilgilidir. Korku, sadece obsedör oluşumların ve yok olma hali yaşayan bu yaratıkların kendi yaşam hallerinde yaşatılan ve bizimle kesinlikle alakası olmayan, yanılgı hayatı ile tanışmak zorunda olduğumuz, kaldığımız bir kavramdır korku...

Bize yabancı ve bizim tanımlarımız içinde olmayan bir durumdur ve bu şekilde bir yapılanmanın parçası olan sen, bu gibi içi boş ve seviyesi oldukça geri olan o yaşam halinin olumsuz eylemlerini yok edecek ve bütün korkularını bitirecek bilgilere ulaşabilirsin. Zaten bağlı olduğun bir varlıksal alan var ve bu alan tamamen sevgi ve daha da üstünde bir bilgiler bütünlüğü olan vissa ile ilgilidir ve iyiliklerin kendisini yaşatmak gibi bir yapılanması bu varlıksal alanın doğal bir halidir ve sen istediğin bilgiye eninde sonunda ulaşabilirsin...Böyle bir zamanda ve durumda iken bu imkanı sadece gereklilikler halinde kullanman, bir çalışma halinde olan bütün alanlar için çok daha verimli bir davranış biçimi olur...

Korkular ve seni korkutmak isteyenler senin sahip olduğun gücün farkındadırlar ve senin bulunduğun yerden kendine güvenerek bu gücü bilmek şeklinde ve bağlı bulunduğun alanın bilgileriyle uyumlu bir şekilde yaşayabilmek haliyle, onlara gereken bütün tepkileri farkında olmadan bile vermiş olursun...

Şu zamana kadar yaşadığımız bütün sorunlar sevgiyi bilmeyen bir yaşam alanında olmamızla ve hakikati bilmemizle ilgiliydi ve ben bir mücadele içinde, varlıksal bütün alanlar aynı şekilde direnmekle ilgili, yanılgı alanındaki varlıksal oluşumlar ve bizimle ilgili olan her yer kendi bulunduğu yerden bizim gibi uğraşlar verdiler ve işte sonunda biz gerçekten iyi varlıksal alan olduğumuzu, sevgimizin ve değerlerimizin gerçek olduğunu, güçlü olduğunu, doğru olduğunu ve tüm yaratılıştan ayrılarak kimseye ihtiyacımızın olmadığınıda projelerimizle olduğu şekilde bir hale bürünmekle ispat ve belli ederek, bu yaratılış içindeki yerimizi ve konumumuzu, amacımızı ve nedenlerimizi kendimize ispatladık ve artık biz ne istersek onların olacağı bir yaşam halinin varlıkları, varlıksal alanları olarak yaşamaya başlayacağız... Bu kazanç, sonunda bu şekilde bir doğruluğu beraberinde getiriyor ve bunun kıymetini çok iyi bilenler olarak, bu doğruluğu sonsuz zamalara yaymış bulunduk ve yanılgı alanına girmekle başlayan doğruluklar üzerine mücadelemiz ve inancımız aynen bu şekilde devam edecektir..

Biz sevgiyle ilgili olan, iyilikten başka bir yaşam şartlarında bulunmamızın mümkün olmadığı şekilde yapılanmış varlıksal alanlar, oluşumlarız... Ve bir amacımız var ve nereye gideceğimizi, nasıl gideceğimizi biliyoruz. Ve bu gerçek ve samimi bir amaç...

İşte yaratılış içindeki en kıymetli, güçlü olan şeyler bizler için sadece bizleriz ve kendimizden başkalarını tanımıyarak biz, bizimle ilgili olmayan herşeyi yok edebilmek kudretinde imkanlara sahip bir durumdayız ve işte korkularda bizimle ilgili olmadığı için, ne anlama geldiğini anlayarak, o korkuları yok edecek bilgileri edinip varlıksal alanlarınızdan kaldırabilir, korkuyu bitirebilirsiniz.

İşte korkuya sebep olan şeylerin içini boşaltacak olan bilgiler edinildiği zaman, cesurca davranışlar, hayatlar ortaya çıkar. Her korkuyu yok edecek olan ve cesaret veren, aydınlatıcı bilgiler vardır ve kendilerinde korkuları yaşatan insanlar, varlıklar bu bilgilere ulaşarak sorunlarını çözebilirler, korkularını yenebilirler.

Bu yanılgı zamanlarında uzun bir süre yazarlık, şairlik gibi bir mesleğin içinde bulunan ben ve bu konuya önem veren bir varlıksal alanın etkilerinide sayarsak, ilk kitabımı yazdıktan sonra bende, yani bizim varlıksal alanımızda, Bilgi Kaynağı isimli bir duyunun temelleri atılmaya başlandı. Bu duyusal özellik uzun zamanlar boyunca yazılarla, bilgilerle, felsefe ile ve bu gibi bilgiyi içeren konularla ilgilenen varlıklarda zamanla çalışmasının kalitesine ve içeriğine göre oluşmaktadır ve belkilde 10 sene boyunca kendisini yapılandırması süre gelen bu duyusal özellik, son 2 sene önce tamamen kendisini yapılandırmıştır ve çalışmaktadır ve ben bazen yazı yazarken düşünmeden yazıyorum, bilgi kaynağına konuyu belirtiyorum ve ellerim otomatik bir şekilde yazıyor, bu mesela yasaklar için geçerli olabilir ama benim özel olarak belirtmek istediklerim olduğunda düşünüyorum, ancak temel, hazır, bilinen konuların yazıya dökülmesi gibi durumlar olduğunda her ne olursa olsun sorusu, konusu, aranılan bilgi, bu bilgi kaynağı herşeyi bilebilme yeteneği ile yapılanmıştır ve bu sebeple sorunlarımıza çare bulamayacağımız bilgisizlik durumları asla yaşamayacağız, bilgi ile ilgili gereken bütün imkanlara çok uzun zamandır zaten sahibiz.

İşte sizde bu bilgi kaynağının çalışmalarından ihtiyacınız olduğu orada faydanalabilecek şekilde bir oluşum halindesiniz ve cevabı olan bir soru ise, aradığınız bilginin bilinmemesinin imkanı yoktur. Sorusu varsa mutlaka cevabı bilgi kaynağımızda vardır. Soru cevap ilişkisini bir bütün şeklinde düşünerek bunun aslında zor olmadığını, ancak bu seviyeye gelebilmenin zor olan bir durum olduğunu görebilirsiniz. Ve biz çoktan aştık...

Yani korkular kesinlikle anlamsız bir durum olarak obsedörlerin amaçlarını uygulamak için uyguladıkları saçmalıklar bütünüdür ve bizler, tüm bize bilgi ile karşılık vererek bu korkuları anında yok etmek imkanını biliyoruz ve işte sizlerde bu konu ile ilgili samimi bir şekilde nelerden neden korkuyorum şeklinde bir liste yaparak gerçek nedenlerinizi bulun, eğer korkular yüzünden ise mutlaka saçma bir durum ortaya çıkacaktır ve anlamsızlığını göreceksinizdir, böle düzenlenmemiş bile olsa o korku konusunu bilgiler ile felsefeler ile anlamsızlaştırabilmek gibi bir imkana sahipsiniz.

Mesela seni korkutmak isteyen şeyler sana '' Senin çocuğunu kaçıracağız tehditi ile başlayan bir şeyler söyleyip akabinde başka şeyler söylemiş olsun diyelim...'' İşte sen hemen bu durumda çocuğunu gerçekten çocuk kaçırmak gibi bir derdi olanın bunu sana söylemesinin saçma olduğunu bilmelisin ve demek ki amacı sende korkuyu yaşatarak başka bir şey yaptırmaktır ve sen yinede çocuğunu alabildiğin şekilde güvene alıp, korkunun sende yaşatacağı kaza ve olumsuzlukları yaşatmadan önlemler almalı, gerçek derdini anlayıp, çare bilgileri edinerek gereken şekilde kendini savunacak alan olarak ve bu şekilde bir tavırla davrandığın zaman, oda amacına ulaşamayacaktır, ama bunu söylediğinde korksaydın, '' ay yapma lütfen tamam ne istiyorsun'' gibi çaresiz bir cevap işte onun aradığıda bu olmaktadır..

Seni biri korkutmak istiyorsa, korkutmanın arkasında başka bir amacın olduğunu hemen hatırla ve o amaca karşı koymakla ilgili olarak mücadele et... Yoksa durduk yere birilerini korkutmak eylemini yapmak isteyenler, ya saka yapmak istemektedir ve buda yanlıştır yada saçma sapan bir durumun içinde yaptığı olumsuzluğunun farkında değildir, ama korkuların asıl amacı budur. Ve sen cesareti simgeleyen varlıksal bir oluşumun parçası olarak her an bütün erdemsel bilgilerle, duyularla, bu zamanda olabileceği kadar temas kurup, fayda sağlayabilirsin. Burası senin varlıksal alanın, yuvan yani ve bunu tüm varlıksal alan biliyor... Birde anneyi sevmeyi...:))

Evet, anneyi sevmeyi de çok iyi anladıktan sonra korku, korkutmak, korkular ve korkuya sebep olmak, doğru bulmak ve varlıksal alanlarımızda yaşatmak kesinlikle yasaktır. Bizler içimizde ne ise dışımızda yaşatabilecek temizlikte bir varlıksal oluşumların içindeyiz ve obsedör oluşumlardan, tesirlerden arındıktan sonra bu durumu çok daha net bir şekilde yaşamaya başlayacağız. Bilgi gereken şekilde sevgi ve vissa içindeki yasaklayıcı etkileri ile çalışır.

Sevgi gibisi varmı... Bunu benimsemiş bir toplumsal düzende var olmak gibisi...