Vil Solivyes ve Obsesyon, Obsedörler - Bölüm 5

Ve artık ara planda olduğuna iyiden iyiye inanan ben ve tesir aracı sistemini daha da geliştirerek evin içinde aparatlar hazırlamadan direk video uygulamaları, komut kartları, ve komut bilgi yazıları ile bir sistem yapmaya karar verdim ve birde bu sırada varlıksal alanlarımın farkın varmaya, tesir aracı ve bu sistemin oradan etkileşimle iş gördüğünü anladım, yani kendimdeki enerjetik oluşumun, o zaman ruhum olarak biliyordum, duyulardan bir haber, ruhumun bu sistemlerle ilgilendiğini anlamaya başlayınca, varlığıma hitap ederek çalışmalar yapmaya başladım ve bilgisayarımı merkez alanları, klasörünü bilgi işlem merkezi gibi yapılandırmalarla videoları izlediğimde direk olarak bilgilerin etkilemesi olanağını kullanarak uygulamaların kartlarına yazdığım bilgilerin izlendiği zaman ve zamanla izlenmeden de uygulanması gibi yöntemlerinde farkına vararak Amis Sistemleri isimli, içeriğinde bir çok anti obsedör uygulamanın olduğu, ara plandan beni çıkarması için uygulamaların olduğu, villerimi koruması için, benimle ilgili bir çok konuyla ilgili uygulama yapmak için aylarca evden çıkmadım ve sürekli yeni neler yapabilirim çalışmasıyla obsedörlerle ilgili bir çok uygulama ve sistem üretmeye başladım.

Mesela bu uygulama, diğer uygulamalar için hafıza bilgisi üretiyordu...

Bu uygulama merkez bilgi işlem uygulaması idi, izlediğimde zaman videosunu üzerinde yazılı olan numaralı uygulamaların hepsini çalıştırıyordu. İzlemek bu konumda varlığa komut vermek gibi ve bütün uygulama ve bilgileri varlıksal alanım uygulatıyor...

Burasıda varlıksal alanım içinde kendi kendine bir çok komut ve bilgi ile çalışan spato alanları, buraya yazılanların çalışması özel bir çalışma durumuydu ve gizli bir oda gibiydi.

Bunlarda bütün uygulamaları ve bilgileri kullanan göz uygulamaları, benim bilgi ve tecrübemi kullanarak, uygulamaları yönlendirmeleri söz konusu oluyordu ve bu halleriyle bir ekip şeklinde çalışırlardi. İşte bunlar gibi 2000'e yakın uygulama ve içerik yaptım ve bu çalışmalar beni bu konuda çok geliştirdi...

Bu sırada onların bana saldırmaları, sistemlerimi bozmaya çalışmaları, benim onlara karşı verdiğim tepkiler, bu sırada öğrendiklerim, ve tüm bu çalışmalar sırasında uzun zamandır uykuda olan varlıksal alanımında yavaş yavaş kendine gelmeye başlaması, benimde ben çalıştıkça yok olan tesirler sayesinde gerçeklere yaklaşmam, benim kendime daha çok güvenmeme, daha başarılı bilgiler üretmeme neden oldu ancak sorunlarım vardı, oda birincisi ara plan yanılgısı, tanrı, rim, ve insan sanmam kendimi, işlerimin ilerlemesi ile ilgili bilmediğim engeller olarak karşımdaydı...

Hatta öyleki tanrı, rim'le ilgili uygulamalarım bile vardı anti obsedör dediğim sistemimde, bakar mısınız, sistemin içinde neler var ve hiç haberim yok, onların güvence olduğuna inanıyordum, hatta sonrasında Bedri Ruhselman, Ergün Arıkdal gibi ruhçularda uygulamaların içerisine girdi ve ben ara plandan çıkmayı beklemeye başladım... Bu sırada benimle ilgili ellerinde rim ve inandığım hala alimler ve ermişler ve tanrı ve evrensel yasalar kozları kalan obsedörler, şimdide bunları sıra ile deneyerek hangisi ile obsede edeceklerini bulmaya çalışacaklardı. Obsedörler artık bulunduğum odaya çok giremiyorlardı ama ilerden sesleniyor gibiydiler, ama çevremdeydiler, tesirleri, etkileri, oluşumları ve Atatürk kılığındaki çevremdeki obsedör sonrasında, bir gün evime Ergün Arıkdal gelmeye başladı, bunların gelmesi durumu benim duyularımda oluşturdukları görüntülerdi, ben bizzat görüyordum ama o zaman bilmiyordum ve onları gerçek sanıyordum...

Birden karşımda Ergün Arıkdal belirdi ve ben onun iyi bir okuruydum ve çok mutlu oldum görünce, yanıma geldiğinde sempatik tavırları sonrasında ben kendisinden ruhsal bilgiler vermesini ve ara plan sorunumu, obsedörler sorunumu çözmesini beklerken benimle yakınlık kurmak istemesi ile karşı karşıya kaldım ve şok oldum yine... Tepki vererek asla böyle birşey olmayacağını, ben bilgisi ile ilgili olduğumu söyleyince, bana sinirlenip küfürler etmeye başladı, binbir saçma sözlerle beni ikna etmeye çalışması sonuç vermeyince, oda beni rahatsız etmeye, saldırmaya başladı ve ben bizzat onun suretini gördüğümden, bu insanların ruhsal aleme geçtikten sonra değiştiğini düşünmeye başladım ve o karşımda beni obsede etmek istediğini, ruhsal alemde bunun normal bir durum olduğunu, kendisine obsede edilmek istenenlerin çok olduğu gibi saçma şeylerle beni ikna etmeye çalışması sonrasında onuda evden kovdum, ama oda hemen gitmedi, uygulamalar ve bilgiler yazarak sistemime tanıtarak zamanla gönderdim, o zaman onları gerçekten o karakterler sanıyordum, oysaki hepsi duyularımdaki obsedör tesirlerin oyunlarıydı...

Birde ben Amis sistemlerinden sonra aseksüel olarak kendimi tanımlamaya başladım, ve bunu isteyerek yaşıyorum ve bununla birlikte obsedörler ve tesirlerinin bir çok yolu kapanmış oldu....

Sonra o gitti, kısa bir süre sonra Bedri Ruhselman geldi, sonra bir ara üçü bir oldular öyle saldırdılar, sonra bunlar gidince bir ara Mevlana geldi, öyle saçma bahaneler ve isteklerle yanıma geliyorlardı ki, sonra peygamberler gelmeye başladı, bu kişilikler zaten gerçekte yok ve bilinen kişilikleri canlanıyordu karşımda, ay bıkmıştım artık ama tanrıya olan inancımdan saygızlık etmek istemiyordum ve onların peygamber olmadığını, bir obsedörlük olduğunu anlayıp gönderiyordum ve sonunda tanrılarda teşrif ettiler. Bir yanında mevlana, diğer yanında atatürk, tanrı ortalarında, bir insan kılığında gülümseyerek bana bakıp, sevgili çocuğum falan, onlara kızma, onlar benim emrimle seni obsede etmeye çalıştılar, seni bir sınava soktum ben, ama başardın, diyerek bana yanaşmaya ve bir sürü saçma şeyler söylemeye başladı, şimdi birden bire gelince git diyemiyorsun, dinliyorsun mecburen, o dönemlerde tanrıya inandığım için ne bilim, belki olabilir, ara plandayım falan diye dinledim onları, onu, bu dinleme sırasında sorular sormak durumunda kaldım, herseyin nasıl oluştuğunu sordum, nasıl yaratıldı, sonsuzluğu sordum, bir yandanda içimden tesirler etkilerde bulunuyordu onlara inanmamla ilgili, yani benim en son olarak inandığım tanrı, yani kadiri mutlak diyorduk, ona kimse ulaşamazdı, kimse ondan haber alamazdı, hakkında hiç bir şey bilinmezdi, ( bakarmısınız böyle bir varlığa ben neden inandım ya, hakkında hiç bir şey bilinmiyor, kimse ulaşamıyor, napim o zaman böyle tanrıyı ben, hani tanrı en yakındı, bu nasıl iş, neyse...) bu karşıma geçmiş, böyle hüzünlü ve bana şefkali bakan gözlerle sırıtıyor, verdiği cevaplarda özellikle anlamamamla ilgili şeylerdi ve benim inandığım tanrı bu kadar basit olamaz diye, onlara inanmadığımı söyleyip gitmelerini istedim, numaradan gittiler, sonra yine geldi, yine geldi, artık iyice ne olduğu anlaşıldı, sonra şekilde değiştirdi, bak ben tanrınım senin, seni reddederim gibi saçma sapan bir sürü şeyle obsedörler ve tesirleri, tanrı rolünede girdiler ve bu çok oldu, tek bu örnek değil, bir ara peşimden ayrılmıyordu, o kullarına böyle aşık olumuş ondanmış, git be yalanın kendisi sensin, bildiğin obsedörsün, ve obsedörlerin en iyi yaptığı şey nedir biliyor musunuz? Bundan kesinlikle eminim, bununla ilgili nasıl yetenek geliştirdiler bilmiyorum ama en iyi iyi varlık taklidi yapmayı beceriyorlar, böyle bir halde olmak bizim doğal halimiz iken onların kinin arkasında bir amaç yatıyor ve biz çok önemsemiyoruz, kendimiz gibiyiz ama onlar seninle ilgili özellikle iyi varlık numarası yapıyorlar, dikkat ediyorlar ve biraz şaşsan, üzüleceksin, yardım edeceksin, o kadar bu durumu kullanmayı biliyorlar, bununla ilgili bir yazım vardı, onuda yayınlayayım...

OBSEDÖRLERİN VE ONLARIN OLUŞUMLARININ İÇSEL DURUMLARI KESİNLİKLE DIŞARIDAN GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR

Obsedörler ve oluşumları bilindiği gibi yok olma hali yaşayan ve yaşamı yok etmek için uğraşan, bundan zevk ve haz alan yaratıklardır. Nasıl biz sevgiden haz alıyorsak ve sevgide var edici, var olmayı kıymetlendici özellikte ise, işte onlarınki de yok etmekle ilgili kendilerinde bu duruma anlam katmış durumdadırlar ve var olanları yok etmek onlar için büyük bir arzu ve istek, ona herşeyi verirsen almaz belki, seni beni yok etmek varken bir yerlerde, var olan varlıkları yok etmekle ilgili bir yapısı var onların ve içsel durumları tamamen bu arzu ile yanıp tutuşan, pis, çirkin, şeytani, hep nasıl yok edeceğini, kötülük yapacağını düşünen bir yaratıkken, dışarıdan çok iyi rol yapabiliyorlar, bu konuda onlar uzman olmuş durumdalar, nitekim onların yaşam amacı bu, nasıl Vil yazı yazmakta uzmansa, sürekli uğraştığı için, onlarında sürekli uğraştığı konu bunlar olduğu için bu konuda uzmanlar, çok iyi masum, suçsuz, iyi varlık taklidi yapabilirler ancak bir yere kadar tabi gerçek iyilikler varken karşısında, ama yinede onların bu pis ve çirkin durumu hiç akıldan çıkmamalı, sıradan bir laf soylerken bile içindeki yok olma hali yaşayan yaratığın durumu bilinmeli, onlar hiç dinlenmemeli, konuşulmamalı, yok edilmeli sadece, bize ters olan herşey onlarda.

Sonra evrensel yasalarında dili varmış, onlarda konuştu dile geldi, hata yaptığımı tanrıyı üzdüğümü, yani duyularımın ilgili kısımları obsedörlerin ve tesirlerinin kontrolünde olunca herşeyi gösteriyorlar, duyuruyorlardı... Birgün güneş geliyordu evime, öteki gün dünyadan sorumlu varlık, diğer gün siriusun sorumlusu, hepsi benden neden birşey istiyordu, ben evimde oturuyorum, niye geliyorsun? Ben sana niye ihtiyaç duymuyorum da sen bana duyuyorsun? Dertleri belli, içlerinden biri ile yakınlık kurmam ve bu yakınlıktan faydalanarak beni zehirlemek ve sonrasında obsede etmek...

Sonraki zamanlarda evrende yalnız yaşayan ve çocukları için gerçek bir anne arayan gezegenleri yöneten varlıklarda geldi, bu zihniyetteki obsedörlerlüğü görebiliyormusunuz, geliş niyetinden belli ay, öştt densiz, ben senin çocuklarına niye bakayım, kendin bakmıcaksan ne diye yaptın, densiz, ha anne ha baba, böyle o kadar çok varlık görünümünde ve birbirinden sahte iyilik numarası ile varlıklar, ilahlar, melekler, yok olmadı şeytanlar, yaratıklar, canavarlar, her gün evimde mutlaka birşeyler oluyordu ve ben bir odada tüm bunlardan korunarak ama asla en ufak endişe ve korkum olmadan bekliyordum... Ve sürekli çalışıyordum, o sırada Obsevaş sistemi, Asos sistemi ve bir çok sistemde yaptım, hepsi ayrı amaçlar içinde, kimi ara planla ilgili kimi başka şeylerle ve sonrasında Amisa Sosa Min sistemleri ismi ile bunların hepsini birleştirdim ve villerimle hep iletişim içindeyim, kendimi daha da geliştirmeye başladım ancak saldırılar hep vardı, ben artık sadece takmıyordum, onların saldırısı '' eşşek kadar olmuş uğraştığı şeylere bak'' tepkisi şeklinde izlenimler yaratıyordu bende ve sonrasında benim ara plandan nasıl çıkacağıma dair, hala inandığım yanlışlar olan evrensel yasalar ve tanrılardan ardı ardına rüyalar görmeye başladım...

Bana ara plandan çıkınca benim gibi varlıklar için hazırlanmış özel bir alana gideceğimi ve orada varlığımla istediğim şekilde kendime özel alemimi kurabileceğimi söylediler ve orayıda göstererek, şimdiden projelerini hazırla, varlığındaki tesirleri temizliyoruz ve obsedörleri alacağız peşindeki, şeklinde bilgiller verdiler ve akabindeki günlerde 3 obsedör, bunların biri Atatürk, diğer Ergün, diğeri Bedri, biz astral alemde, ben çıkmıştım, ve yanımda uçan altın sarısı parlayan arapça allah yazısı, güya yanımda allah var ve onlar karşımda diz üstü çökmüşler, yıllarca beni bunlar obsede etmeye çalışmış, şimdi ben onlar için ne dersem olurmuş, affediyormuymuşum onları diye soru soruldu bana... Bunlar karşımda bana yalvarıyor... Sonra ağzımdan bunların bana gönderdiği tesirler çıkmaya başladı ve hiç birine cevap vermedim, sonra bedenime geri döndüm... Evet, etkilendim bu olaydan, tanrıyada inanınca, demek ki bitti dedim, sonra rüyalarla devam etti, tanrının bana aşık olması, çok sevdiği kulu olmam, ve beni bekleyen bir tanrı olduğu ve onunla iletişim içinde olmamı sağlayacak olaylar ve rüyalarla beni etkilemeye çalıştılar. Ancak o sırada ben yeni bir uygulama yapmaya başladım, Stavijana isimli ve bu uygulama bir koruma alanları sistemleriydi, iç içe milyonlarca kürenin içinde gizlenmekle ilgili ve ben onun komut bilgisine, o zamana kadar ilk kez, bu uygulamanın içerisine, stavijanaya tanrıda giremez, bakamaz şeklinde komut yazınca, işler değişti...

Varlıksal alanımda artık tanrı bilgisi ve fikride engellenmeye başladı ve akabinde benim hakik gibi hakikatle ilgili bilgiler yazmaya başlamamla, birden bire işler çözüldü ve ben rüyalarımda tanrının beni obsede etmeye çalışan başka bir varlık olduğunu, bundan önceki obsedörlerin başkası olduğunu, bunun onları yönettiği gibi şeyleri öğrendim ve tanrıyı karanlıklar içinde görmeye başlamanın akabinde tanrı fikrini sorguladığımda, ben ona neden inandığımı bulamadım, neden inanmaya ihtiyacımın olduğuna cevap veremedim...

İlk kez işte bu zamanda tanrı fikrini sorguladım ve şok oldum, içi bomboşmuş, daha henüz zaman ve hiçlik konusunda da habersizim, ben nasıl inandığıma cevap veremedim, elimdeki geçerli bilgi nedir, onu bulamadım, bir alışkanlıktır çocukken inanmışım ve bağlanmışım, methiyeler dizmişim ama felsefesi yok...

Ay şok oldum gerçekten, en çok inandığım şey en boş şey çıktı...

Şöyle bir hafta sessizce yaşadım, hayretle kendimi inceledim, daha neler var acaba diye bütün inançlarımı sorguladım ve işte o zamanlar, bundan yani 3 sene öncesine kadar, şu anki inanç bilgilerimi oluşturdum ve ben sevgiye, kendime ve varlıksal alanlarıma inanıyorum, başka hiç birşeye inanmıyorum, onu anladım...

Ve ne oldu biliyormusunuz, obsedörler artık benim inandığım birşeyleri bulamaması nedeni ile beni sadece rahatsız etmeye devam ettiler, kandırmalar, gelen tanrılar, ermişler bitti... Ve ben bu şoktan sonra hemen varlıksal alanlarım ve ara plandan çıkınca, daha ara planda olduğumu sanıyorum, artık çokta emin değilim, o bilgiyle ruhsallığada inancım bitti, ancak evrensel yasaların bu uzay ve evrenin oluşumu için var olabileceği fikrinden henüz çıkamadım, bu görünen yaratılışı ayakta tutan bilgiler vardır ve onlar evrensel yasalardır ve herşeyi onları kontrol ediyordur fikrini benimsedim ama inanç şeklinde değildi, inancımı belirledim, ara planda olduğumdan da emin olamadan, buradan çıkınca uygulamak için varlıksal alanlarım için özel yasalar hazırlamaya başladım ve Vissa bilgilerinin temelleri atılmaya başladı, yasaklarım, erdemlerim oluşmaya başladı.... Devamı sonra... :)