Vil Solivyes ve Obsesyon, Obsedörler - Bölüm 2

Evet, bu yazı dizisi bitene kadar başka bir şey yapmayacağım... Bakın birde çok sorunlu ve zor zamanlarımdan bahsedeceğim, bu herşeyi açıkca anlatmak zorunluluğundan kaynaklanmaktadır, lütfen üzücü bulmayın, bilgi ile ilgilenin, ben kazandım, biz kazandık, demek ki zorluklar bununla ilgili deyin... Devam edelim...

Onlar bu zamanlar içinde duyularımda çok fazla tesir ve yapılanma oluşturdukları için hiç olmayan şeyleri bile bana gösterebiliyorlardı duyularımla oynayıp ve ben beni takip edenlerden, benim karşıma geçip söz söyleyenlerden, ürkütücü bir çok yaratık saldırılarından başımı kaldıramıyordum. Ve bunların bir kısmını insanlar, ajanlar sanıyor, bir kısmınıda şeytani varlıklar sanıyordum, diğer taraftan rehber sandıklarımda bana rüyamda bunlar sınavın yardım edemeyiz, sabırlı ol gibi kendilerinin olduğunu gizleyen mesajlar verip beni bu kargaşada yalnız bırakmaya başladılar, mecburen, çünkü dünyasal olaylarla, insanlarla yapamadıklarını artık resmen ruhsal obsesyonla direk olarak yapmaya karar verdiler ve çevremde sonrasında ruhsal rehber olarak bileceğim, tanrısal bir koruma olarak sandığım herşey bir anda gitti, bunu onlar yapıyordu, bende kendimi güvende hissediyordum, bunun zararlı olduğunu düşündüler ve gelecekteki planları için bu konuda yalnız bırakıldım bir anda ve çevrem hep şeytani yaratıklarla doldu, onların saldırısı, tacizi, uyuyamaz olmuştum... Ve ben bunları benim sınavım sanıyordum... Ve tanrıya sürekli dualar ediyordum...

Sonrasında ailemle bulunduğum şehirde bu rahatsızlık içinde bulunamaz hale geldim, ailem benim hiç bir zaman hiç bir şeyi bilmediler, ben yansıtmadım, üzülürlerdi, şeytanlar peşimde desem, sevgi dolu bir aile ne yapar, aklı fikri hepsi bende olurdu ve çok rahatsızlık yaşarlardı, yadım edemeyecekleri de belli iken ne gerek var ki, bu yüzden en derin depresyonlarımda bile onlar yanıma geldiğinde gülümserdim, dolayısı ile birde onların ailemede bulaşmasından çekinerek yine istanbula dönmeye karar verdim ve benim hiç bir zaman param olmadı, para konusu yanılgı alanında bana hep yasaklıydı, yanılgıya girerken bu konuda çok büyük engeller yaratılmış, çünkü paranın bende olması demek çok büyük işler yapacağım anlamına gelirdi, ( o zamanlardan bahsediyorum, şimdiden değil, ve yanılgıyı yaşarken yaşamak için paranın gerekli olması kaynaklı paranın sadece bana ıstırap veren konularla gelmesi şartlandırılmış ve çok sevdiğim kişiler bile benim için maddi destek sağladıklarında, onların bende ıstırap sebebi olmaları söz konusu olurdu, mesela benimle tokalaşması sanki benim elimi acıtırdı, oysaki onun için bu tokalaşmaktı, diyerek bu örnekten durumu anlayabilirsiniz... ) ve yine parasız dönemimde yakın dostlarımdan yardım alarak istanbula yerleştim ve para kazanmam gerekiyordu, onların saldırıları bir yanda, hiç gelirim yok bir yanda, bende istanbula dönünce sanatcamiasi.com'u açıp buradan birşeyler elde edeyim, benim işim sonuçta tasarım dedim ve sanatçılarla ilgili bir site yaptım ama gel görki bu sitede onları çok rahatsız etti, tasarım milleti aydınlatıyordu, içeriğindeki bilginin önemli yoktu ve ben bir seneye yakın bu site ile uğraştım, evin içinde yine tehditler, tacizler altında kalarak ve bunlara dayanarak elimden geleni yaptım, site öyle güzeldiki ama ben çok zor durumdaydım, siteyi tasarlarken yanımda abuk sabuk yaratıkların bana küfürler ettiğini düşünün sürekli, ve evden ayrılamıyorum, ayrılsamda gittiğim yerler daha çok rahatsız edici ve ben sanatcamiasi.com'u da artık bu duruma dayanamadığım için kapatmak zorunda kaldım.

Hem para kazanamıyorum, engel oluyorlardı ve o zaman farkında değildim, başka işlerde denedim, insanlara web sitesi hazırlayayım dedim, yine engel oldular, çok uğraştım ama para bana sadece ıstırapla geldi, çalışarak kazanmak konusu bende tesirler ve yanılgı yapılanmaları ile engellenmişti. Ve siteyi kapattıktan sonra ben istanbulda yine yapamadım, dışarıda ıstırap çekiyordum, eve gelincede başka ıstıraplar yaşıyordum, hiç istediğim gibi olmadı, ben ruhsallık ve siyasi işlerle ilgilenmezsem, toplum için önemli olmayan şeylerle ilgilenirsem dedim, hani önceki gibi etkili olmayan şeyler yaparsam, ( amacım onların gözünü boyamak birde, en derinde geçmişteki çalışmalarla ülkedeki bir çok sorununda halledildiğini bildiğim için tamamen kayıtsız uzun bir dönem geçirmek istedim, yoksa ben içimdeki bu karakterle ülke kaos içindeyken nasıl bir şey yapmadan dururum,) peşimi bırakırlar sandım, ama öyle olmadı ve apar topar yine ailemle yaşadığım şehre döndüm, site kapandı, ve bu şehirde ailemle yaşamak değil, başka bir ev kiraladım, aynı şehirde başka bir evde denemek istedim hayatımı, neler olacağını... Bu sırada bunlar, yine benim duyularımla oynayarak bir kaç ay sonra, henüz ev kiralamamıştım, alelade bir arkadaşın evinde biri ile tanışmamı sağladılar, ancak ben onlarla ilgili olduğunu anlayamadım, arkadaşımın arkadaşıydı ve benimle çok ilgilenince, dost olduk, bir kaç hafta hep birlikte bir arada olmalarımız oldu, ve bu onlardan olan şahıs, bu sıralarda benim özel zamanlarımla ilgili özel görüntüler elde ettiğini söyleyerek ve arkasında da bambaşka bir ekiple, uygun bir anda benim karşıma geçip açık bir şekilde beni tehdit etti...

Komik olan ne biliyor musunuz?

Bunların elinde benim özel zamanlarımla ilgili görüntüler elde etmekten başka koz yok, çünkü bende hata yok, suç yok, yanlış yok, dolayısı ile yok senin kıçın, yok bilmem bir yerin göründü, yok onunla yatarken çektik gibi saçma sapan konularla bana geliyorlar ve başka konu yok ellerinde... Ben o kişiyle arkadaş olmuştum, güvenmiştim, güzel anlar geçirmiştik, aramızda iyilikle ilgili bir bağ olduğunu sanmıştım ve bunu duyunca şok geçirdim... Akabinde bana benim istediklerimi yaparsan gibi bir cümleyle devam edecekti ve ben buna izin vermeden, '' bana bak, sen eğer öyle görüntülerden bahsediyorsan elinden geleni yap, bu demektir ki sen geçmişimi biliyorsun, tamam bende aynı siteyi açıp, senin bu yaptıklarını, nasıl görüntüler çektiğini, kim olduğunu, tipine kadar herşeyi yazarım, açıklarım, bunuda yaparım, senin yaptığın suç, ve ben madurum, sıkıyosa birşey yapın bakalım,'' şeklinde sert bir tavırla yanından ayrıldım...

Bu bir insan değildi, duyularımla bana oynadıkları bir oyun...

Düşünebiliyor musunuz? Orada benden tamam, ne istiyorsan yapayım, cevabını istiyorlardı... Akabinde tamam hadi siteyi aç ve bizim dediklerimizi yaz gibi şeyler gelecek, ben biliyorum, o siteleri açtırıp, milletin bana olan o sevgisini kullanmak onların hayaliydi. Bu yüzden bu kadar büyük bir yük, iyiki onu taşıyabilen bende oldu, yoksa 7/24 tehdit ve baskı altında olmana sebep olan çalışamalardı onlar, bunlar demiyorum, artık bitti, sıkıyosa biri karşıma geçsin, herşey artık çok değişti... Ama işte o zaman bende öyle bir cevap verebildim, ve yeni kiraladığım eve yerleştim ve ardından ruhsal obsesyon başladı ki, bu şu zamana kadar yaşadığım bütün sorunları unutturdu, onlar sorun değil mişki dedim, onlar soruncukmuş dedim, eve yerleştim, ve zihnimde bazı varlıklar konuşmaya başladılar, düşünün sizin zihninizde sizin iradenizin dışında konuşan bir ses var ve bu bir varlık ve onu susturamıyorsunuz, kendi istediği zaman konuşuyor ve istediğini söylüyor...

Önceden de rahatsızlıklar vardı ama bu direk birinin konuşmasıydı, düşüncelerle hayallerle olan rahatsızlık değildi, biri zihnimde konuşuyor, bu şekilde beni rahatsız etmeye başladılar ve zihnimdeki sesler arttı, bana beni obsede etmeye geldiklerini ve bunu yapacaklarını söylüyorlardı, bende onlarla konuşarak bunu halletmeyi amaçlıyordum, geri bir varlık olduğunu düşünmüştüm, küfür falan ediyordu, ruhsal tebliğleri okumaya başladım, yardımlar istedim ama hiç cevap gelmedi... Taa ki... Benim o dönemlerde en çok sevdiğim karakter olan Atatürk bu işin içine karşına kadar, içimde kimi en çok beğendiğimi, yani fikirleri olarak, biliyorlardı ve o kişi Atatürk'tü ve ben birden o sıralarda Atatürk'ün benimle rüyalarla, astral alanlarda görüştüğüne tanık olmaya başladım, Atatürk'le konuşuyordum, işte ben evimde o sıralarda çevremde Atatürk'ün ruhunun olduğunu düşünmeye başladım, çünkü hem rüyalarla hemde astral alanda kendisi ile konuşuyordum, bana bilgi veriyordu, ben seni koruyacağım merak etme, hep yanındayım gibi sözler söylüyordu ve aramızdaki yakınlık gün geçtikçe o kadar arttıki, sana şimdi dünya gözü ile görüneceğim zamanlarına geldi sıra ve ben henüz o sıralarda, obsedörlerin böyle ermişlerin kılığına girebileceğini bilmiyordum, ve tüm obsedörleri geri ve yeteneksiz, tecrübesiz varlıklar sanıyordum, Atatürk taklidi yapmak, bana rüyalarda görünmek, astral alemde benimle konuşmak, bunlar ancak rehber varlıkların işi olabilir diyerek, onun Atatürk'ün ruhu olduğuna inandım ve sonraki bir gün evimde iken, bu an hem çok komik hemde çok tehlikeli bir andı...o gün şuraya bak ve bekle dedi bana, zihnimden konuşuyoruz, ve bende baktım, bekledim, ayyyyy gözlerime inanamadım, Atatürk karşımdaydı çocuklar, asker elbisesi, seni görüyor gibi görüyordum, ve bana bakıyordu, biranda ağlamaya başladım, çünkü Atatürk benim için iyilik demekti, ve içimdeki iyiliğin karşımda olduğuna inandım o an, nasıl ağlıyorum ama, oda karşımda tamam ağlama, konuşalım diye beni teselli etmeleri sonrasında susabildim...

Bu arada benim önceki hayatımda Marliyn Monroe olduğumu bana söylemişlerdi, defalarca kendimi Marliyn olarak görmüştüm rüyalarda ve bunu spiritualizm.com zamanında varlıklarda söylemişti, ruhsal testlerdede çıkmıştı ve birde bende o efeminelikte olunca, ve Atatürk'te bunu teyit edince, benim bu hayat son hayatımmış ve bir daha dünyada doğmayacakmışım ve Atatürk ile biz sevgiliymişiz, ben hatırlamıyormuşum...:)) Bunlar gerçekten oldu, emin olun... Karşıma geçip bana bunları anlattı bir bir, ışıklı bildiğin Atatürk görüntüsü....Marilyn olduğumu düşünüyordum ama Atatürk ile eş olduğumu bilmiyordum ve o an içimi bir güven sardı, içimden, iyi bari bildiğim en namuslu adamla sevgiymişiz diyerek sevinmemden biraz sonra, devam eden sohbetimiz içinde Atatürk'ün sohbetinden felsefesinin düşük olduğunu görmeye başladım... Yani cumhuriyeti kurmuş adam bana ne dese beğenirsiniz, '' benim eşim olacak kişi asla benim sözümden çıkmaz, benim sözümü dinler'' ayyy lafa bak... Bunun gibi bir kaç tane daha saçma şeyler duyunca, az önce hüngür hüngür ağlayan ben, o anda zihnimde şimşekler çaktı, benim içimdeki Atatürk'e yakışan felsefeler değildi bunlar ve hemen evden kovdum onu... Sen ne biçim Atatürk'sün, hiç yakışıyormu sana bu sözler, hemen çık evimden dedim ve gitti... Sonra ağladığıma pişman oldum... Ben ne yaşadım ya az önce diye kendime şaşa kaldım...

Ve ardından yine geldi, evime direk giriyordu, sorgusuz sualsiz, ve bana o sözleri beni denemek için söylediğini, tepkimi merak ettiğini söyledi ve beni kandırdı biliyor musunuz?:)) Zorunlu cahillik çocuklar ve Atatürk'ün görüntüsü karşında, hiç kolay değildi.. Ve beni rahatsız eden şeytani yaratıklarda yoktu, O gönderdi sandım, o koruyor sandım, oysaki organizasyonun bilinçli oyunlarıydı bunlar, öyle sanmam istenmişti..

Bende aaaa, öylemi, peki o zaman bir daha yapma sakın diyerek sarılmalara başladım, ona güzel sözler, ondan bana güzel sözler, birlikte dışarılara çıkmamız, ama onu sadece ben görüyorum, aşk yaşamaya başladım Atatürk'le...:) Bu arada oda beni rahatsız edecek felsefeler yapmamaya özen gösterdi, çünkü her cümlesinin içini inceliyordum, zihnimle bağlantısı olduğu için niyetlerimide biliyordu ve bu şekilde bir hafta boyunca cicim zamanlarımız geçti, sabahları beni uyandırmaları, rüyalarıma girip güzel şeyler yaşatmaları, gerçekten çok mutlu olmuştum o bir hafta çünkü onun gerçek Atatürk olduğunu sanmıştım... Kendi seviyemide bildiğimden, bunun mümkün olabileceğini düşündüm, ki benim içimdeki varlığın durumu belliydi... Ancak bu durum onların istediği şey değildi... Onlar obsede olayına girilmesini istiyordu, bu bir hafta boyunca Atatürkün yanında onlarca başka obsedör, bana görünmeden beni nasıl tuzağa düşüreceklerini planlıyorlarmış... Ben sonraki günlerde, ben birden, söylemek zorundayım, orgazm olamamaya başladım, hiç böyle birşey olmazdı, cinsel sorunlarım ortaya çıktı, depresyonmu acaba derken, sonra yine oldu ve yine oldu ve ben bunu Atatürkün ( Atatürk diyorum anlayın, Atatürk değildi O, zaten Atatürk diye biri yok ) yaptığını anladım, nitekim o bunu anlamamı istedi... Neden yaptığını sorunca, '' ben istediğim zaman yaşamalısın'' dedi, ''biz sevgiliysek böyle olmalı'' dedi ve ben yeni bir şok daha geçirdim, saçmaladığını söyleyerek ve akabinde bunda ısrar ettiğini duyunca, bende aşk falan kalamaz o an, çünkü bendeki aşk iyilikle ilgili, bunu söyleyen iyi biri olamaz, anında biter, benim aşkımda, dostluğumda, arkadaşlığımda hep içinde iyiliği yaşatmalıdır yoksa yıllar süren dostluklarımı bile aksi olduğu takdirde bir anda bitiririm, ( bunun sizinle ilgili bir konu olmadığını biliyorsunuz değilmi? Sadece o zamanda öyle bir durumda yaşanabilecek nadir bir konuydu ve bu saatten sonrada böyle bir dıurum olamaz... ) kötülük ve bu gibi olumsuzluklara karşı iticilik vardı hep içimde ve o an ondan hemen soğudum, yine kovdum evden ama gitmedi bu sefer ve bana herşeyi açıklamaya başladılar, baktılarki ben bir şeyi kabul etmiyordum, hep kendi irademi koruyorum, diğerleride belirdi, biz obsedörüz, Atatürk'te bende obsedörüm, seni obsede edeceğiz, bu evin içinde sana çok kötü şeyler yapacağız, ya bizim dediğimizi yaparsın yada bizim kahrımızı çekersin dediler açıkça.... Ayyy şok olmuştum o an....

Şimdi onları benden başka görende yok, polisemi gideyim, askeremi, kime gideyim, hiç kimse yok yardım edecek ve çevremde iğrenç bir sürü yaratık ve zihnimle direk ilgililer, duyularımla ilgililer, susturamıyorum onları ve görmeye engel olamıyorum.... Kara kara düşünmeye başladım, bütün düşüncelerimi görüyorlar, ailemle, sevdiklerimle, herşeyle tehdit ediyorlar, sürekli küfürlü konuşmaları söz konusu, bağırarak şeytani yaratıkların aşağılamaları gibi bitmek bilmeyen sözleri zihnimde durduramadığım şekilde yaşanmaya başladı... Düşündüklerimi unutturuyorlardı, benim ağzımdan biranda onlar konuşuyordu, yazılarımı siliyorlardı, evime gelenlere engel oluyorlardı, çevremdekilerle aramı açıyorlardı, eşyalarımı, evimin düzenini bozuyorlardı, param kayboluyordu, ve ben çıldırmak üzereydim, onları görüyordum birde, tuvalette iken yanımda olmaları öyle zorduki, konsantre olup yapamazdım, buna engel olurlardı, kimse ile görüşemezdim bilerek çünkü yanımda onlara saldırırlardı, hatta en yakın arkadaşım bu olayı bizzat yaşadı, aynı orgazm sorunu ondada oldu ve kendini hasta sanmış, taki ben anlatana kadar, onların en çok sevdiği şey cinselliğe engel olmak ve bu yolla birde tehdit etmek, eğer benim istediklerimi yaparsan cinselliğini sana geri veririm gibi bir yolla istediklerini yaptırmak...Tesirlerle engel oluyorlar, uzun zamandır biriktirdikleri....

Ve benim tanrıya, ermişlere etmediğim dualar kalmamıştı ve aklıma birden bunları internetten deşifre etmek fikri geldi ve insanların pozitif düşüncelerini bu konuya verebilirsem, yada benim için dua ederseler olabilir fikri ile Ruhsal Rehberlerin Ruhsal Oyunları yazı dizisini yazmaya başladım ve benim kurtuluşumun başlangıcı oldu bu çalışma, ay iyiki yapmışım, bu çalışma sonrasında herşey çok değişti, tabi bu çalışmayı yazana kadar çektiklerim ap ayrı, yazacağım şeyi unutuyordum, bir cümleyi yazarken kala kalıyordum, zihnimde siliyorlardı tesirlerle ve onu hatırlayana kadar akla karayı seçiyordum ama bitirdim, ve siteyi hazırladım ve onlar bana bağırırken, yanımda pis pis bana davranırken gözlerinin içine baka baka, ve onlara bende kendi bildiğimce tepkiler vererek siteyi yayınladım...

Devamı sonra... Ve bir dahaki yazıda bu siteyide yayınlayacağım, o zaman neler yazmışım bakın.