Vil Solivyes ve Obsesyon, Obsedörler - Bölüm 1

Yeni merak konunuzun tüm bunların, obsedörlerle tanışmam ve bu aşamaya gelene kadar neler yaşadığım olduğunu öğrendim. Bu çok uzun olacak bir yazı, bu yüzden bölüm bölüm yazacağım. Bende olsam çok merak ederdim. Bu başlıkla kaç bölüm sürerse bu konuyu tamamen anlatacağım, nasıl tanıştım, neler yaşadım, mücadelelerim, ve bu zamana gelene kadar olanları kaba taslak anlatacağım.

Ben yanılgı alanında doğmamışım, 6 yaşında falan uykudan uyanarak gibi başlamış hayatım, ailem vs. hepsi hazır, kendi karakterlerini uygulamakla ilgili olup, bende yaptırımlar nedeni ile kendimi insan sanarak yaşamaya başladım. İşte obsedörler, beni obsede edemedikleri için yanılgı oyununa düşürdüler zaten ve benim varlıksal alanlarım arka taraftada benim bilinçli verilen kararlarıma göre şekillenmesi konusunda yanılgıya gelmeden önce tarafımca şartlandırılmış. Bu yüzden ben çocukken irademi geçip varlıksal alanlarıma bir şey yapamadılar, ve çocuk olduğum içinde bana sorulacak soruları anlamam şartı vardı, buda olmayınca aklım başıma gelene kadar bir kilitli konu olarak onlar varlıksal alanlarıma sadece saldırılarda bulunarak bu işi halletmeye çalıştılar. Yani 6 yaşında hayata başlayan ben hergün onların varlıksal alanlarıma gönderdiği tesirlerin ve bozucu, yıkıcı yapılandırmalarının etkisi altında kaldım, bu tesirler üç beş sene boyunca sürekli olarak gönderilince ve tesirlerde bunu sanki ben yapıyormuşum gibi oyunlar olunca, varlıksal alanlarım, duyularım ister istemez bunlardan etkilenerek ve yanılgıya girerken oluşturulan yapılanmalardan dolayı kendilerini obsedör oluşumların etkilerini yaşatır hale getirmişlerdir. Bir kısmı tabi, bazı duyular gibi.

Ben 12 li yaşlarıma doğru gelince artık aklım başıma gelmiş olmuştu ve o yaşta bile doğru karar verebiliyordum ve obsedörler bu yaşımdan sonra çok fazla oyun yapamaz oldular, çünkü arka tarafta direk olayları kontrol eden irademde büyüdü, öncesinde 6 yaşında bir çocuğun cevaplarını veriyordu, anlayabildiniz mi? O yaşlardan sonra ben tabi herşeyden habersiz, ama iyi biri oldum hep, çocukken hep herkesin iyi olmasını isterdim, teşvik ederdim, iyilik benim için kendimi bildim bileli vazgeçemediğim bir konuydu. Dolayısı ile varlıksal alanlarımda bu iyilik halinde davrandılar, etkilerde bulundular. Ve ben bu yüzden çok güzel bir çocukluk geçirdim, hiç sorun ve dert olmadan, ormanlıklar içinde arkadaşlarımla oyunlar oynayarak, herkesin sevgisi ile büyüdüm, ve 18 oldum, babam memurdu, bir çok ile tayin çıktı, hepsinde çok mutluydum, sonra 25 oldum, bu zamanda artık kendim olmaya başlamıştım, iyi bir ergendim artık ve İstanbul'a yerleştim, yalnız yaşamaya başladım ama her gece barda gönlüm hovarda şeklinde çok iyi bir insan olarak hayatı umursamadan ama sevgiyle bakarak bir kaç senem daha geçti ve 27 yaşıma geldiğimde, okuduğum bir kitap sonrasında, Rohanda'nın kitabı Secret, onu okuyunca bende şimşekler attı, biranda aklım başıma gelmeye başladı, kendimi tanımaya başladım, bir kaç ay içinde bir çok şeyi anlar hale geldim...

Hatta ben bu dönemlerimi ilk kitabımın arka kapak açıklamasında şu sözlerle belirtmiştim.

'' Evet, kıyametim kopmuştu. Kıyametimdeki sur, beynimde bir kez üflenmiş bile...
Dur diyemezsin, son diyemezsin... ''

Bu sözdeki anlam gibi benim artık aydınlanma olayım hiç bitmedi, aydınlanırken herşeyi biran da anlayamazsınız, eksik bilgilerin oluşması, bir sonraki aşamaya geçmek için öğrenilmesi gerekenler gibi bir çok olay yaşanmalı ve ben artık bu sürece girdim ve o sıra ilk kitabımı yazdım, engel olamadım kendime, içsel bir baskı ile Kendince Bir His'i oluşturdum.

Ve yanılgı alanında benim gibi merkez bir varlığın bir kitap yazması demek, o kitabın içeriğinin bütün yanılgı alanını etkilemesi gibi, kendi varlıksal alanlarım içinde rehber olması anlamına gelir ve ben inandığım için, içinde yanlış bilgilerde olsa varlıksal alanlarımda bu inançtan etkilenmek zorunda kalıyordu ve bu kitabın içindeki yanlışlıklar iyiki yüzde 10 kadardı, yüzde 90'ı iyi bilgiydi, tecrübesizlik vardı ama iyi bilgiydi ve bu kitapla varlıksal alanlarım korunmaya başladı, obsedörler bu kitapla benden çekinmeye başladılar, bu kitapla bir çok tesir gitti, varlıksal alanlarımı ve yanılgı alanını bu kitap korumaya başladı...

Ben merkezim ve benim işlerimin bu şekilde çok etkili olması durumu kaçınılmaz ancak benim o zamanlar bundan haberim yoktu. Tek baskıdan sonra, firmayı da ben açmıştım, yanılgı alanı her zaman bana zorluklar çıkarmakla ilgili yapılanmıştı ve kitabı çıkarmak çok zordu ama yaptım, hemen akabinde ikinci kitabıda yazmam söz konusu oldu ve bu sırada bu kitabın etkisi ile kendisine gelen varlıksal alanım, ikinci kitapta bahsettiğim ruhsal karşılaşma olayını bana yaşattı ve benim varlığımı, bedenimi, o zamanki tanımla nefsaniyet olayını bana gösterdi, tabi ben onu bir ruhsal rehber varlık sandım....:)

Kendi duyularım yapmış bunu bana, kitabın içeriği ile ilgili bilgisine ihtiyacım olduğundan, hakikati bilmek istememle ilgili, isteklerim yerine gelmiş oysaki, ama ben o zamanlar ruhsallığa inandığım için bunun rehber bir varlık olduğunu düşündüm, nitekim çevremde bu konu ile ilgili kimi kişiler vardı, onlarında etkisi ile, ki iyiki varlardı, ben varlıksal alanımdan bi haber, ruhsal varlıklara teşekkür etmeye başladım, Bedri Ruhselman sandım, çünkü O'nun bir kitabını okumaya başlarken olmuştu ama işte durum başkaydı, oysaki ruhsallıkta beni obsede etmek için oluşturulmuş başka bir yalan misyonmuş...

Ama ben bilmiyordum, ve içindeki iyi bilgileri görüp, onlar ile ilgili felsefeler yapıp, en doğru olanın ruhsallık olduğuna karar verdim ve o sıralarda her gün rüyalarımda ermişler, tanrılar ve inandığım bütün alimleri görüyordum ve hepsi bana inandıklarımın doğru olduğunu söylüyor, beni bu konudaki çalışmalarım için teşvik ediyorlardı... Zaten tanrıya aşıktım, çoktan olmuştum, ona toz kondurmazdım, birde bende şairlikte çok ilerlemeye başlayınca, içimde söylenen anlamlı ve güzel sözleri siz düşünün inandığım şeylere itafen neler oluşturabileceğimi...

Bakar mısınız, ilk kitaptan... '' Allah, herşeye farklı açıdan fark atandır...'' :)) Ay yok öyle birşey, ondan nasıl eminsinki, fark attığını, farklı olduğunu biliyosunda, yazıyosunda, işte içimde çok fazla inanmıştım ve bu inanç benim yanılgıya gelmemle sabitlenmiş bilgilerin etkisiyleydi ve bende methiyeler dizmenin seyrinde kaybolup, bu konudaki inancımı güçlendiriyordum, tanrıyı araştırmak, var mı yok mu diye hiç aklıma gelmiyordu, kesindi inancım, vardı, ve kesinlikle inanıyordum... İşte zorunlu cahillik dönemlerim çocuklar...

Ve bu şekilde ikinci kitabıda yazdım ve ikinci kitap daha bir yoğum anlamları olan kitaptı, ve ben artık astral seyahatlere çıkıyordum sürekli, ruhsal alemle senli benli olmuştum, bir gözüm olmayan diğer taraftaydı ve çevrem ruhsal varlık doluydu, yani bana sahte davranan obsedörler ve tesirleri, ve ben onları rehber varlık, ermiş sandım, çünkü öyle görünüyorlardı, onlar gibi konuşuyorlardı, onlar gibi etkide bulunuyorlardı... Bu durumun çok inandırıcı bir yalan olacağını ancak benim tecrübemdeki biri görebilir, yoksa karşında Mevlana, sana kendi sözlerinden okuyor, ve nur yüzlü, ve hüzünlü bakışları, iyilikle ilgili tavsiyeleri, tanrının selamları falan, ben obsede olmamıştım ama bu gidiş hiç iyi değildi, onlarla konuşurkende şeytaniler olabilir diye düşündüğüm anlar olurdu ancak genelde onlara inanırdım, bu yüzden hep benim bildiğim iyilikler şeklinde davranmak zorunda kaldırlar, düşünsenize Mevlana gelse bana, git şu insana hakaret et gibi bir şey söylese, ben hemen anlardım, bu yüzden bana kötü şeyler yaptıramadılar ancak inceden inceye işleme planları vardı... Hemen değil, çok seneler sonrası içindi planları, onlar koca bir ordu gibi organizasyonlar, sürekli planlar yapıyorlardı, ben onların yiyeceğiydim, beni alt edemez iseler kendilerinin yok olacağı bilgisi vardı hep onlarda ve nasıl ısrarla saldırıp, mücadele ettiklerini siz düşünün... Ben kısaca anlatıyorum, bana yaptıkları şebekliklerin hatti hesabı yok...

Bu uzun zamana dağılan planları için önce kusursuz güven yaratmaya çalıştılar ve bu olaylar sonrasında spiritualizm.com'u yapmam söz konusu oldu. Artık ruhsallıkla ilgili ciddi işler yapan biri olmuştum onlara göre ve bu işide benim yapmam gerekiyordu, ben kesinlikle iyilikle ilgili olduğunu bildiğim şeyleri yaptım, bir kaç sene bu siteyi yapmakla uğraştım, içerisindeki bilgilerin yine yüzde 10 u kadarı yanlıştı ama diğerleri iyi bilgilerdi, takip etmiş olanlar bilir, hep iyilikle ilgili oldum, asla bildiğim iyilikten taviz vermedim, siyasetle falan ilgilendim, açıklamalarda bulundum ve bu durum onların hiç işine gelmedi ve onlarda bana bu şekilde yönlendirmelerde haliyle bulunamadılar, ben milliyetçi ve vatansever iyi bir şairdim, kötü niyetlerini kalemime bulaştıramadılar, ama hep çevremdeydiler, kendileri söylemiyordu ama tesirler gönderiyorlardı ve spiritualizm.com zamanında benim söylediğim, tehdit ediliyorum, taciz ediliyorum, evimde kamera var, video çekmişler gibi açıkladığım herşey, bu çevremdeki obsedörlerin bana yaptıkları oyunlarmış ve benim tehdit edildiğimi düşündürerek sonrasında pes ettirip, istedikleri şeyleri yaptırmaktı amaçları, ama ben yanlış adres olarak bilsemde, kimi ajanları suçlasamda, kusura bakmasınlar, herşeyi açıkladım, özel zamanlarımdan bahsetmek zorunda kaldım, onlarla tehdit ediyorlardı beni, ne önemi varki, beni kullanıp milleti yöneteceklerdi, bunu yapmamak için kıçımı başımı açarım pozlar veririm, hiç umrumda bile olmaz, bu yüzden herşeyi açıkca yazıp gitmenin en doğrusu olduğuna karar verdim ve siteyi kapattım ve gittim...

Bunu hiç beklemiyorlardı, amaçları beni korkutup pes ettirmekti, sitenin kapanması işlerine bile gelmedi, kullanmak istiyorlardı ve tanrısal bilgiler, ruhsal bilgiler vardı yanlış olarak, o sadıklar planı falan, hepsi onlardı... Ve beni sadıkların arasında katmayı düşünüyorlardı ki, ruhsallıkta o dönemler çok güzel bir olaydı bu, ama içim hiç bir zaman istememişti, şimdi anlıyorum işte nedenini...

Ve kaçma sürecinde arkada çok zor anlar yaşıyordum, sürekli beni seslerle tehdit eden, izleyen, taciz eden insanlar var sanıyordum, duyularımla oynuyorlar, duyulardaki tesirler işlerine başlamıştı, aklınıza gelmeyecek kötülük ve çirkinlikle görünüyorlardı, çok havale geçirdim sinirden ama eğilmedim, ve amaçları yine olmadı, ben hep kaçtım, yani onlar fırsat bulamadılar, bir şeye beni ikna edemediler...

Çünkü birde site istedikleri gibi yapılmamıştı, bana ruhsallık bilgilerini vermişlerdi, ben içlerinden ayıklamıştım hepsini, iyi olanları seçmiştim ve sitede çok fazla iyilik vardı... Ve sonrasında kaçtım, siteyi sildim, baktım kullanılıcam, ölürüm daha iyi, koca milleti benle kullancaklardı, maşa olcaktım yani, bana inanan ne kadar çok kişi vardı ve site en güvenilir alan olmuştu dünyada.... Göz nurum olan siteyi anında sildim, tehlikeyi gördüm, hemen evi boşalttım, ailemin bulunduğu şehre geldim, ve belirli bir süre hiç bir şeyle uğraşmadım, bu sırada ben uykuda ve hayatta sürekli rahatsız ediliyorum ve zihnim allak bullak, ama merkezde ben iyilikle ilgili olan irademi hiç kaybetmedim ve inancımı.... Devamı sonra...:))