Bizler Aslında Başlangıcı Değil de Geleceği Merak Etmeliydik, Nereden Geldim Yerine Nereye Gidiyorum Sorusunu Sormalıydık....

Ben obsesyonu ilk kez Ergün Arıkdal'ın kitaplarında geri seviyeli varlıkların tasallutu şeklinde duymuştum  ve geri seviyede olan varlıklar olarak benimle ilgili olamamalarını düşünerek ne olduğunu bilip üzerinde çok durmamıştım. Sonrasında bu geri seviyeli varlıkların, aslında geri değil tamamen başka bir yaşam halini yaşadıklarını, aynı zamanda obsede etmeye çalıştıkları varlığın bilgi ve tecrübesini kullanarak ona saldırdıklarını, amaçlarının çok daha fena olan beni bir gıda gibi yemek, yada araçlarına bir benzin gibi kullanmak yada oyuncak edecekleri bir köle gibi aşağılamak olduğunu öğrendim. 

Bunlar bu şeyleri yapmayı hayat amacı olarak kendilerinde yapılandırmışlardır ve onların iyiliklerle, sevgiyle düzelmesi de söz konusu olmamaktadır. Sevgiyle temas eden bir insan bütün sorunlarından kurtulurken onlar yok oluyor... Sevginin iyileştirici gücü onları yok edici olarak çalışıyor. Obsedörlerin çevrenizde olmasını sanki üzerinize yapışan ve çıkması çok zor olan yapışkanlar gibi düşünebilirsiniz. Obsede edemediğinde yok olacağını bilen bu yaratıklar, sövseniz de, dövseniz de, felsefi muhteşem açıklamalar yapsanız da gitmiyorlar. 

Senin her şeyine göz dikmiş, onları kendi öğünlük yemeği gibi hasat zamanını gözlüyor ve bizler için nasıl özgürlük bir amaç ise onlar içinde bizi obsede etmek benzer şekilde çekici gelmektedir. 

Özgür olmak onun derdi olmaz, seni obsede etmek, var olma hali yaşayan seni obsede ederek kendi bulunduğu yok olma halini var olma halinden kıymetli bir hal olarak varsaymak ve bunun bilgisi ile yok olma halinin sürekliliğini sağlamak tek amacı. İçinde ne bir güzellik, ne bir mutluluk, ne bir zevk, nede tatlı heyecanların hiç olmadığı, olumsuz eylemleri yaşatmakla ilgili şekilde sürekli davranan abuk sabuk saçma sapan bir yaratık obsedörler... 

Bunlar aslında çok aptallar, ileri derecede ancak obsede ettikleri varlıkların zekasını, bilgi ve tecrübelerini, enerjilerini kullanmaktan obsesyonla ilgili saldırı yapmayı düşünebiliyorlar ve başlarında bu özellikleri kullanan obsedörler, binlercesini yönlendirerek var olma hali yaşayan varlıkları avlayarak böyle yaşam alanı sistemlerine sokuyorlar ve buradan obsede etmeye çalışıyorlar. Ve her şeyi tesirlerle yapıyorlar. Kendilerinde bütün çalışmalarını uygulaması için hazırlanmış tesir grupları ve oluşumları var ve 100 km uzaklıktaki bir varlığı tuzağa düşürmek istediklerinde, yapılandırdıkları tesirlerine adres gösteriyorlar ve bu kötü bilgiler bütünlüğü olan tesirler ışınlanma yoluyla saniyeler içinde o varlığı istila ediyor ve varlık ne olduğunu anlamadan kendisini dünyada çocuk, bebek olarak buluyor... Sonrası malum... 

Yaratılış içindeki bütün iyi varlıklar, kendilerini yeterince tanıdıktan ve olgunluk seviyesine geldikten sonra kimselerin bulamayacağı şekilde gizlenmelerle asla yaratılışla işi olmayacak şekilde bir yaşamı kendi varlığında oluşturuyor ve kendi iyiliklerle dolu yaşamına bakıyor. Dışarıda olanlar ya henüz küçük iyi varlıklar yada obsedör olan yaratıklar oluyor. 

Yaratılış, hiçliğin zamanla temas etmesi sonrasında zamanın hiçlikten enerji meydana getirmesi gelişimsel sonucu olarak ilk oluşumlarını enerjiler olarak meydana getiriyor ve sonrasında zamanın söz konusu olduğu alandaki enerji ilk duyusu görmeyi, milyon yıllar sonra duymak, yıllar sonra hissetmek şeklinde duyuları enerjinin ihtiyacına göre zaman duyusal özelliği oluşturuyor ve bu şekilde gelişen enerji, varlık olmayı anlıyor ve milyar ve milyar yıllar zamanlar sonrasında bu günkü varlıksal hallerimiz, bilgilerimiz, oluşumlarımıza kadar zaman ve varlıklar gelişim evresine geliyor...

Ama asıl önemli olan sevgi varlığı olduktan sonra gelecekteki zamanlarımızda edineceğimiz bilgi ve tecrübelerdir.O zamanlarda edindiğimiz bilgilerin tamamen bizlere farklı bakış açıları kazandırarak yaratılışı tanımlamak ve var olmayı anlamlandırmakla ilgili olarak bambaşka şekilde bizleri yönlendireceğini, sanki bizler başlangıcı değil de geleceği aslında merak etmeliydik, varlığın nedenlerini anlamak gibi bir açıklamayı yapmamıza yarayan bilgileri ve tecrübeleri edineceğimiz anlar gelecektedir, gibi me, geliyor, aslında buda netçe görünüyor, bir düşünün, sevginin içeriğindeki bilgilerin sürekli uygulandığı bir alanda gelişimin hakikatlerle, yeniliklerle, iyi bilgilerle, sevgiyle ilgili olması dışında başka bir hali söz konusu nasıl olabilsin, sevgi filtresi şeklinde geleceği iyiliklerle sınırlandırmış bir varlıksal oluşumdan bahsediyoruz... O zaman... Bu ayarda ve heyecanla ve güzel şaşkınlıklarla bizlere iyi gelecek bilgileri edinmemiz, bilmelerimiz hiç bitmeyecek...

Ne güzel... Sevgiler...

( Bu resimler eski tesir aracı sisteminin uygulama görüntüleri, anı olarak paylaşmak istedim... :) )