Karamsarlık ve Kötümserlik Nedir? Karamsar ve Kötümser Olmanın Zararları? Karamsarlığın ve Kötümserliğin Felsefi Tanımı 

Karamsarlık, kötümserlik bir olay, durum yada konu ile ilgili olarak yapıcı ve pozitif düşünmenin ve bu şekilde çareler aramanın dışında, olumsuzlukları vaat eden ve çağrıştıran düşünceler ve tahminler ve olasılıklardan bahsederek, bu şekilde olumsuzlukların olacağı endişesi ile olayları yorumlama, davranma ve algılama şeklidir, anlayışıdır. Olay o an kötü bile yaşanıyor olsa da, yine de pozitif bir bakış açısı ile incelenmelidir, nitekim bu şekilde daha net gerçekler görülebilir.

Karamsarlık ve kötümserlik bakış açısının içeriği zaten çözüm odaklı olmaktan uzak olan özelliklerde bilgiler ve anlayışları içermektedir. Kötümser bakış açısı hep olumsuzluğun olacağı yönünde bir düşünme haline varlığı teşvik eder ve bu şekilde düşünme şekli, varlığı zaman geçtikçe olumsuz etkiler, hayatında kötü şeylerin olacağına dair endişeleri, farkına vararak ortaya çıkarması gereken iyimser olay ve düşünceleri bulmasına engel olur, çok belirgin şekilde başarısızlıkların temel sebeplerinden biridir kötümserlik ve karamsarlık. Hiç bir başarı, başarılamayacağına dair olan inanç ile başarılı olmamıştır. Hepsinin içeriğinde başarılacağına dair iyimser bir inanç vardır ve bu şekilde başarı ortaya çıkarılmıştır. 

Hep iyi şeyleri düşünerek, onların olacağını hayal ederek, onların olması konusunda da yapıcı çözümleri ancak bu şekilde bir iyimserlik bakış açısı haliyle görebiliriz. Kötümserlik bakış açısı söz konusu iken yine kötümser konularla ilgili ayrıntılar öğrenilir ve bu durum daha da bir çıkmaza girmemize neden olur. Niteliği belirlenmiş bir konuda önlem almak için savunma mekanizmaları oluşturmak, kendisini korumaya almak adına bazı sıkıntılar içine girmek, kötümserlik anlamına gelmez. Kötümserlik zaten böyle bir savunmanın yapılmasını istemekten ve belirginlikten uzak, sonrasında aynı doğrultuda ilerleyen isteklerle kendisini ifade eden bir halin yaşanmasına neden olur. Kötümser ve karamsar düşünceler, içeriğinde olumsuz eylemlerin yaşanacağına dair bilgiler bulundurmaktadır ve bunlarla ilgili önlem almanın dışında, olmayan olumsuzluk yüzünden sürekli bu şekilde hayata bakarak yaşamak kesinlikle rahatsızlıklara yol açacaktır. Nitekim varlıklar ve toplumlar, daima iyimser amaçlar ve umutlarla mutluluğu görüp yaşayabilme fırsatı bulabilirler.

Bir oluşumun başına kötü bir olay geleceğinin bilinmesi ve bunun belirtilmesi ve sebepleri ve sonuçları ile mantıklı bir açıklamayı da kendisinde getiriyor ise bu durum, kötümserlik olmaktan uzak, önlem alınması için gerekenlerin yapılması şeklinde iyimser bir bilgi ve edinim olur. Kötümserlik, olmadığı yada bilinmediği halde o kötü olayın olacağına inanmak eylemi ile ilgili olup, önlem alınması uygulamasının da aynı belirsizlik ve bilgisizlik dahilinde yapılmasına neden olur. Bu kötümser ve karamsar bakış açısı ile elde edilen sonuçların uygulanması da yine aynı karamsarlık ve kötümserlikle çareler aramakla ilgili olur. 

Mesela, deprem bölgesinde yaşayan ve sürekli deprem olacağı endişesi ile zamanlarının çoğunu bu sebeple evlerinin dışında geçiren insanlar, karamsarlıklarının ve kötümserliklerinin etkisi altındadır diyebiliriz. Ancak önlem alarak deprem anında yapılması gerekenlerle ilgili çalışmalar yapanlar, henüz olmamış olumsuz bir durumun sürekli etkisinde kalmazlar. Ölümün kaçınılmaz olmasının gerçeği de bu konuda aslında belirleyici bir bilgidir. Yaşam, bilinen tehlike ve sorunlara karşı önlemler alınarak geçirilen zamanları ifade eden bir yapıya sahiptir. Karamsarlık, kötümserlik ve bu eylemleri çağrıştıran ve yaşatan düşüncelerin, davranışların gerçek nedenleri bulunarak, alınması gereken önlemler varsa alınarak, iyimser bir bakış açısı ile yaşama devam edilmelidir.

Mesela, bir telefon çaldığında henüz kim olduğunu bilmeden arayanın kendisini rahatsız edecek bir yer olduğunu düşünmesi, kimin aradığını öğrenene kadar bu endişe ile geçirilen zamanda yaşanan karamsar ve kötümser anlar, varlıkları yorucu ve hayatını sıkıntılara sokucu şekilde etkilere neden olur. Bu olumsuz eylem sürekli yaşandığı zaman varlıklarda bir alışkanlık, sonrasında huylar şeklinde kendisinde yer edindiği ve bırakması konusunda da zorluklar yaşayacağı, varlığa iyi gelecek olan çarelerin ve bilgilerin önünü kapatan, zarar verici bir eylem halini alır. Kötümserlik ve karamsarlık sahibi olan varlıklar, sürekli bir endişe ve panikle çevrelerine bakarlar ve onları iyi edecek olan iyimser düşüncelerin, olayların farkına bu sebeple varamazlar. Kötümserlik, karamsarlık sevginin içeriğindeki erdemlerin anlamlarına ve yapılarına ters bir şekilde davranışları etkilediğinden, olumsuz eylemler arasında yerini alır ve sevgiyi yok eden özellikleri ile varlıkların, alanların, toplumların kendilerinde yasaklamaları gereken şekilde tanımlanır.