Kin Nedir? Kin Duymak Nasıl Tanımlanır? Kinin Felsefi Tanımı

Kin, bir alana yada varlığa yaptığı bir hata yüzünden yada bir hata yapmamış olsa bile kendince bazı sebepler bularak, yada bir sebebin olmasının bile söz konusu olmadığı anlarda bile yaşatılan kötümser bir şekilde tavır almanın, tavır aldığı alanda bir olumsuzluğu yaşatmak isteğinin ve intikam duymanın daha da içselleştiği ve sebeplerin önemli olmadan sonuca konsantre olunmuş şekli ve yoğun haliyle çok daha uzun zaman aralığınca yaşatıldığı halidir. Kini bu şekilde benimseyen varlıklar bunu kendilerinde varlıksal bir özellik olarak kullanabilmektedirler ve kindar davranışlar ve hareketlerle her zaman çevrelerini olumsuz etkilemektedirler. 

İntikamda kendisine yapılan bir hatanın olması kesinlikle söz konusu iken, kinde böyle şeyler olmadan da kıskançlık yüzünden, bencillik yüzünden yada başka olumsuz eylemler yüzünden de yaşatılabilme özellikleri vardır. Kin duyulur ve o yere gizliden gizliye zarar vermek istenir ve kendilerince mantıklı bir sebep bulmuşlardır bunları yapmak için ve aslında durum, O'nun kindar yapısının olmasından ileri gelmektedir. Yoksa affedici, merhamet gösterici şekilde bir davranış şeklide kin duyduğu alan için uygulanabilir özelliklerde erdemlerdir. Bunları uygulamak yerine kendince sebeplerini haklı bularak kin olumsuz eylemini yaşatmayı seçerler. Düşmanlık beslerler, ötekileştirirler, karamsarlık içinde hedef aldıkları şeylere zarar verici olmak isterler. 

Kin sahibi alan yada varlık, kendisini haklı göstererek kendisini tatmin eder ve kin duyarak aslında öncelikle kendisine zarar verir. Bir çok olumsuz eylemi kendi yapısında bulunduran kin duymak, sürekli o alan ile ilgili olumsuzluklar düşünmeyi peşinden getirir ve başka şeylerle uğraşmak varken, kininin peşinden gitmek zorunda kalınır ve aynı zamanda düşüncelerinde ve hislerinde her zaman olumsuz planlar, istekler, oluşumlar bulunur. Kendi içinde kendi kendine olumsuzluk üreterek kendisine zarar verdiğinin farkında bile olmaz. Kin duygu ve düşüncesi, O'nun hayatını yönlendiren olumsuz bir eylem olarak yaşanır. Akıl ve mantığında önüne geçmiş olan bu olumsuz eylem, sevgiyi yok edici özellikleri ile varlıkların, insanların kendilerinde yasaklamaları gereken bir eylemdir. Aynı zamanda bunun bir hastalık şeklinde varlıklara yapışmış bir sorun olduğu bilinmelidir. 

Bu örneklerle kin, kesinlikle uygulanması yanlış bir davranış biçimi, varlıksal bozukluk sebebidir. Kimse kimseye, hiç bir alan hiç bir alana kinlenmemeli ve bu konuda niyetlerinde sorgulanması ile nedenler ortaya çıkarılarak, kin için bulunan bahanelerin ne kadar anlamsız olduğu anlaşılabilir. Kin, kindar bakış açıları, yönlenmeler, istekler, davranışlar her zaman ve her alanda varlıklar ve toplumlar için zarar verici, ayrıştırıcı özellikleri olan eylemlerdir.

 Duygulara da yansıyan ve hislerle de tanımlanabilen kin, duygulara zarar verici özellikleri ile kini kendisinde yaşatan varlıklarda zamanla duygularının yanlış çalışmasına neden olabilmekle birlikte, zihinsel alanının rahatsızlanmasına kadar giden sorunları da peşinden getirir. Kin duymak yerine yardımsever olmak, barışçıl olmak varlığın kendisine olduğu gibi çevresine de çok büyük faydalar sağlar ve sevgiyi yaşatmasını engelleyen bir olumsuzluğu kendi varlığında yaşatmamış olur. Sevgiyi yok eden özellikleri ile kin, bir hastalık şeklinde düşünsel olarak ve sonrasında fizyolojik etkileri de ortaya çıkan oldukça olumsuz bir eylem olarak bulunur.