Savaş Nedir? Savaşın Zararları Nelerdir? Savaşın Felsefi Tanımı

Savaş, karşılıklı belirli alanların birbirlerini yok etmeye kadar giden, gerek araçlarla, gerek bilgilerle, gerek kendilerine ait mekanizmalarla uygulamasını yaptıkları, zarar verici, düzen bozucu ve yok edici özellikleri olan bir mücadele ve çalışmalar, çatışmalar ve saldırılar bütünüdür. Savaş, içeriğindeki olumsuz eylemleri yaşatma özellikleri ile savaşan bütün alanlar için, ülkeler, insanlar, organizasyonlar için sadece zarar verici özelliklerdedir. İçeriğinde şiddet, acımasızlık, merhametsizlik ve sevgiye ters olan bir çok eylemleri barındıran savaş, düzenleri alt üst eden özellikleri ile ne kadar büyük çapta ve büyük alanlarla ilgili olursa, etkisi de o denli büyük çapta zarar verici olur. '' Savaşın sadece şu hali, içeriğindeki olumlu erdemi yaşatması nedeni ile uygulanabilir özelliklerde olur. Savunma amaçlı, toplumunu ve kendini korumak maksadı ile yapılan savaş.'' Bu savaşma hali, kendisini savunan alanların içerisinde bulunmak zorunda olduğu bir savaştır ve aslında o alanlar, savaşın uygulayıcısı olmaktan daha çok kendisini savunmak ve müdafaa etmek gibi olumlu bir erdemi yaşatmaktadırlar. Bu hali ile savaşmak, sevgiyi tamamlayan bir erdem olarak sayılır. Bunların yapılmaması, yani tehlike ve saldırılarda kendilerini savunmamak ise ilgili alanlar için çok daha kötü sonuçları doğurur.

 

Savaşan alanlar, savaşa başlamalarına neden olan şeylerin sonuca kavuşmasını istemektedirler ve bunlar çoğu zaman savaşta kaybedenlerin sahip olduğu şeyler şeklinde olmaktadır. Savaşı başlatan alanların bencilce, haksızca, adil ve doğru olmayan istekleri ve arzuları, savaşmasına neden olmaktadır ve yaşam onlar için sadece isteklerini ve arzularını tatmin etmekle ilgili olarak kıymetlidir. Savunma ve kendini müdafaa dışında yapılan savaşların ardında her zaman menfi çıkarlar vardır ve bu şekilde savaş, hem böyle bir amaca hizmet ettiği, hem de içeriğinde binbir çeşitte olumsuz eylemleri yaşattığı için, savaşılan alanları düzensizliğin ve kötülüğün en çok ortaya çıktığı bölgeler haline getirerek yaşamı tamamen olumsuz etkiler, yok edici özellikleriyle olumsuz eylemlerin en başlarında yer alır. Varlıkların, alanların, toplumların, organizasyonların savaşmak olumsuz eylemini tamamen kendilerinde, çevrelerinde, zihinlerinde, niyetlerinde ve yaşamlarında yasaklamaları gerekmektedir. Ancak bu şekilde sevgiyi yaşatabilirler, yoksa savaş, yok edici özellikleri ile içerisinde bulunduğu bütün alanlarda insani, varlıksal erdemlerin yaşanmasını da yok edici, sevgisiz toplumların, varlıkların, alanların ortaya çıkmasına neden olucu özellikleri ile var olur.

 

Savaşın olduğunu anlamak için illa topla tüfekle askerlerin çatışması yada silahlarla insanların birbirlerine saldırması şeklinde bir görünüm aranmamalıdır. Düşünsel alanların çatışması şeklinde savaşlarda vardır ve bu görünmez alanların içeriğindeki silahlarda, görünmemesi özellikle ayarlanmış oluşumlar, bilgiler, çalışmalar ve saldırı yöntemleridir. Mesela, bir toplumda savaşı sevdiren kitaplar, bir toplumun yapısının bozulması için hazırlanmış yayınlar, bilgiler, bir iç savaşı toplumun kendi kendine çıkarması için yapılan hain planlar, yine bir savaşma olumsuz eyleminin farklı bir şekilde tezahür etmiş hali olarak alanlara, varlıklara, toplumlara yaşatılır. O alanı yok etmek ve o alandan istediğini elde etmek için her yolu deneyenlerin savaşma metodlarıda, kendi bilgi ve tecrübe ve imkanlarına göre şekillenir. Bu ve benzeri görünmeyen yöntemlerle, düşünsel alanlar kullanılarak toplumları yok edici özellikte olan savaşın etkisini yaşatmayı, göz önünde hiç olmadan, suçsuzluk maskesi altında da yapabilmektedirler. Savaşı sevdiren yayınlar, bilgiler, açıklamalar, gizlice savaşan alanlar ve organizasyonlar, felsefeleri kullanarak savaşmayı haklı göstermek gibi savaş, kendi anlamını bir çok alanda yaşatır olmuştur. Nerede yaşanırsa yaşansın ve nasıl yöntemlerle olursa olsun, savaşı başlatan ve uygulayan alanlar en başta kendilerine zarar vermektedirler, onlar sevginin kendilerine katacağı binbir güzelliklerden ve imkanlardan kesinlikle faydalanamazlar. Savaşı çekici ve doğru bulan bir varlığın hayata bakış açısı ve hayattan aldığı zevkler ve hazlar, savaşı yanlış ve itici bulanlarınkinden farklıdır. Bu fark sevginin içeriğinde tamamlayıcı bir erdem olan savaş karşıtlığını kendisinde yaşatması ile ilgili olarak bütün yaşamına yansır. 

Bu olumsuz eylem her zaman her alanda ( savunmanın ve kendini müdafaanın zarureti olarak yapılanlar dışında ) yasaklanmalıdır. Savaş, sevgiyi yok eden olumsuz eylemlerin en zarar vericisi olarak yaşatılır.