Söylenmemiş Olan Bir Kaç Söz

Aslında yapılan açıklamalardan ortaya çıkan sonuçlar şeklinde bir çok şey belli ama yinede diğer konular gibi bizzat yazmamda fayda var. Bakar mısınız, sanki çok sıradan bir şey söylüyormuşum gibi şak diye nasıl söyleyeceğim..:)

Canım benim, şu gerçek, tarih diye birşey yok, Dünya'da yaşam benim doğumumla başladı, öncesi yok, öncesi ile ilgili olan herşey düzenlenmiş bir kurgunun parçası ve geçmişe dair anıları olduklarını söyleyenlerin anıları gerçek değil, 1980 yılından sonrası yaşanmaya başladı, tarihten bildiğimiz bütün alimler, olaylar, savaşlar, dünyanın değişim hikayeleri, dünya savaşları, hiç biri gerçek değil. Hepsi benim bunların gerçek olduğunu sanarak yaşamam ve bu sahteliğe inanarak obsede olmam içindi, ama olmadı ve gerçekleri sizlere açıkladım, açıklıyorumda... Değil mi? Şak diye söylediğim bir paragraf tüm yaşanan yılları yalanladı ve bitti, hadi gidelim...:)

Sanki dün hangi kitabı okuduğumdan bahsediyorum... Okullarımız, okuduklarımız, bir sürü ders, bilgiler, hiç biri gerçek değildi, ay canım çıktı o okullarda, ilkokul, orta, lise, ünv., yani git gel, gereksiz bilgilerdi bir çoğu ve şimdi ki sonuç...:) Olayın komik tarafını görün bence... Ben öyle yapıyorum... Tarihten bir çok alim, obsedörlerin oyunları olarak bizlere alim gibi inandırıldı, ben Einstein'in kafa karıştırmak için ortaya çıkarıldığını düşünüyorum, çalışmalarını anlamak çok zor, anlattıkları çok karışık değil mi? Bunun gibi bir çok alim, bize alim gibi inandırıldı ve sahte bilgileri ile obsede edilmeye çalışıldık... Sevgiden ( oda gerçek sevgiden de değil, bilinmeyen tanımı olan sevgiden ), iyilikten bahsederken, birlik ve beraberlik mesajları verirlerken diğer yandan da kul olmaktan, teslimiyetten bahsettiler, peygamberler, ermişler, daha da eskiler, hiç biri gerçek değildi, bir sistemin çok kolay ürettiği karakterlerdi hepsi ve bir ara anlatırım, bundan 4, 5 sene önce yaşadığım eve her gün bir ermiş bir peygamber geliyordu, ruhani yollardan bana tanrının selamını getirip yakınlık kurmak istiyorlardı, koca bir yalan, obsede etmek için uğraşan obsedörlerdi hepsi, ama Mevlana kılığında, ama Hayyam kılığında, güler misin, ağlar mısın?

Ancak içlerinde benimle ilgili olarak ortaya çıkanlarda vardı... Dünyanın gıpta ettiği ermişler için neler söylüyorum değil mi? İşte hakikat var ortada, bunları söylemek bana hiç sorun olarak gelmez, yalan söylemek sorun aslında, bilipte söylememek gibi... Bunlar bildiğim doğrular ve bu çalışmalarda benim bakış açımı yansıtan çalışmalar, geçmişin bilgileri ve insanların çoğunun aynı şeylere inanıyor olması bu anlamda beni bağlamaz, bu yüzden bir kelimemi bile eksiltirsem o zaman hakikatle ilgili nasıl olurum? Koca millet nasıl aydınlanır? Olanları tabi...

Mesela Atatürk, Atatürk benimle bağlantılı olarak yanılgı hayatında bulunduğum ülkede Cumhuriyetin kurucusu olarak oluştu ve O'nu yok etmeyi çok istediler ama olmadı, sistem beni Atatürk Cumhuriyeti olmadan Türkiye'de var edemedi, çünkü gelişmişlik ölçüm gereği Atatürk'ün 1980 yılı medeniyeti en azı olabildi...

Sonra bir çok teknoloji ve şuanki sevgi anlayışımıza uygun şekilde yaşamı ve çalışmaları olanlar, hep benimle ilgili olarak, bizi desteklemek için yanılgı alanında diğer sahte karakterler gibi ortaya çıktılar ve bizlerde medeniyetin içinde o bilgilerle, imkanlarla yaşadık... Mesela hukuk, polisler, ülke ve toplum kavramları, askeriye, aile kavramları, ahlak kavramları, özgürlük, para, bilgi çağı, kitaplar, aslında okuldan yakındım ama bilgi ile ilgili olmak adına faydalıydı ama bir çok alan çok gereksizdi, içerikleri boştu, çocukluk zaten bir geçici unutkanlık durumu, çocukken öğrenmeye çalıştığım herşeyi zaten biliyordum, okullada kafamız karıştırılmak istendi, ama işte ne yaptılarsa ne ettilerse olmadı...

Bu kadar sanatçı, siyasetçi, avukat, mühendis, polisler, askerler, öğretmenler, herkes, hep beraber iyilikle ilgili olduk, elimizden geleni yaptık, iyiliğin zaferi hep önde oldu, suçlar cezalandırıldı, ne kadar onlar işlememişte olsa, bu gerekliydi, yoksa kaos olurdu, işte medeni ve çağdaş bir toplum anlayışını bu zamana kadar getirebilmeyi başardık, siz şimdi geçmişten gelen bütün bilgileri sevgi filtresinden geçirin, uygun olmayanlar bilinki obsedörlerin oyunları, uygun olanlar ise benden çıkmış bizimle ilgili bilgiler ve kişiler, karakterlerdir.

Yani 41 yıl yanılgı dünya hayatındaydık, ben çocukken bir çoğunuz büyüktü, ülkeyi korudu, beni korudu, cumhuriyeti korudu, medeniyeti korudu, şimdi artık büyüdüm, gerçekleride öğrendim, kötülükleride yok ettim, artık gitme zamanı, yine gülesim geliyor, o kadar yıl uğraş şimdi hepsi yalandı öğren, yalan dünya sözünün açık ve net bir şekilde açıklaması işte, çok kolay değil tabi ilk öğrenenler için ama ne yapayım çocuklar söylemek zorundayım ve hakikat bu... İyice düşününce iyiki gerçek değilmiş diyeceksiniz. O kadar savaşlar, taş devri insanları, dünya savaşları, hitler, firavun, tarih acımasızlıklarla dolu, ama hiç biri gerçek değilmiş, ben bunları düşünüp seviniyorum...

Şimdi aydınlanma ve bilgilenme zamanı, bütün arşivsel bilgilerimizde bu duruma göre yeniden gözden geçirilir elbet, tabi gerek olacaksa, bu açıklamları yapmak benden, yaşadığınız alanları düzenlemesi sizden, şu farkındalığımın sorunları bitsin, karşılıklıda bunları konuşabiliriz.

Uzay, yok, gezegen, yok, ay, yok, tarih, yok, ruhsal alem, yok, ölmek, yok, doğmak, yok, insanlık, yok, iraden, yok, dünya hayatı, yok, peki ne var?

Hakikat, sevgi, anne, sonsuz bir gerçek gelecek, sonsuz iyi bilgiler ve sevgi dolu kocaman bir ailen var.... Onlar olmasa da olur...